KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22146 E., 2024/9367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/82 E., 2019/139 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafilerinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediği, aleyhe bozma yasağına uyulmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanık ...'nın temyiz isteği; verilen hükmün yerinde ve adil olmadığına ilişkindir. 3. Sanık ...'ın temyiz isteği; verilen mahkmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar hakkında Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2012 tarihli iddianamesi ile; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık kastı ile hareket ederek katılanın ev telefonunu aradıkları, katılana kendilerini polis olarak tanıtıp, telefonu açan katılanın eşinden katılana ait cep telefonu numarasını istedikleri, daha sonra sanıkların katılana ait ... nolu telefonu aradıkları, katılana kendilerini polis olarak tanıtıp, isminin bir şebeke tarafından kullanıldığını, adına hesaplar açıldığını, yardım etmesi halinde bunu yapan şahısları bulabileceklerini, kendilerine para göndermesi gerektiğini söyledikleri,
bunun üzerine katılanın ...
PTT şubesi aracılığıyla ...'in hesabına 6.300,00 TL gönderdiği, yine sanıklar hakkında Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2013 tarihli iddianamesi ile; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık kastı ile hareket ederek katılan ...'in gelini olan ...'e kendilerini polis olarak tanıttıkları ve biraz sonra kendisinin kayınpederi ...'in arayacağını, ... aradığında polislerin burada olduğunu, polislere yardımcı olmasını söylemesini yoksa kayınpederinin zarar göreceğini söyledikleri, bu nedenle ...,
kayınpederi ...'in başına bir şey gelmesinden korktuğu için sanıkların hilesine aldanarak sanıkların dediklerini söyleyeceğini beyan ettiği, bunun üzerine sanıkların katılan ...'in cep telefonunu kendi kullandıkları ... nolu telefondan aradıkları, kendilerini polis memuru olarak tanıtarak katılan adına kredi kartı çıkartılıp şirket kurulduğunu ve katılan adına internet aboneliğinin olduğunu söyledikleri, katılanın bu durumdan haberi olmadığını söylediği,
bunun üzerine sanıkların katılana kendilerinin Cumhuriyet savcısı ve polis olduklarını, katılanın gelini olan ...'in de bu olaydan haberi olduğunu söyleyerek tanık ...'i telefon aracılığıyla görüştürdükleri, ... kayınpederi olan katılan ...'e sanıkların söylediğini gerçek zannederek "baba polisler burada polislere yardımcı ol" dediği, katılan ..., sanıkların gerçekten polis olduğunu zannederek ...'in adına PTT şubesinden 4500,00 TL ve 9875,00 TL para hava ettiği iddialarıyla sanıklar hakkında kamu davaları açılmıştır.
2. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli kararı ile her iki katılana yönelik dolandırıcılık suçundan sanıkların cezalandırılmalarına hükmedildiği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 05.12.2017 tarihli 2017/24282 Esas-2017/25916 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının bozulduğu anlaşılmıştır. 3. Bozma üzerine yapılan yargılama ile sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları olay ve olgular kısmında belirtilen somut olaylarda; sanıkların farklı zamanlarda katılanlarla görüşerek her birine yönelik ayrı ayrı hileli hareketleri ile menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; mağdur sayısınca dolandırıcılık suçunun oluştuğu, buna göre sanıkların ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile dolandırıcılık suçundan tek bir hüküm kurulmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafileri, sanık ... ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında bozma öncesinde kurulan hükümlerin yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği ve sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde sanıklar hakkında hükmolunan iki kez hapisten çevrilme 7.300,00 TL adli para cezası ve 100,00 TL adli para cezasının sanıklar tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik Sanık ... müdafileri, sanık ... ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarının sonuna “5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, sanıkların iki kez 7300,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22146, K. 2024/9367, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama