KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22553 E., 2024/2648 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/24 E., 2018/394 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
1.Hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanıklardan ...'ın yargılama sırasında müdafisinin bulunmadığı, yokluğunda kurulan hükmün sanığın kendisine tebliğ edildiği, sanık adına vekâletnamesiz ve önceden duruşmaları takip etmeyen avukatı vasıtasıyla kararın süresinde temyiz edildiği, avukatın vekâletnameyi temyizinden yaklaşık 7 ay sonra sunduğu, her ne kadar tebliğnamede sanıklardan ... yönünden vekâletnamesiz temyiz sebebiyle ayrıca sanığın sözlü ya da yazılı onayının olduğuna dair beyanının bulunmaması da gözetilerek avukatın temyiz talebinin reddine ilişkin görüş serdedilmiş ise de;
sanığın üst mahkemeye erişim hakkının doğrudan adil yargılanma hakkı ile ilintili ve sanık lehine olduğu, somut hadisede; avukatın sanığın bilgisi dışında tesadüfen sanık hakkında kurulan hükmü temyiz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle sanığın rızası ile vekaletnamesiz avukat tarafından hükmün temyiz edildiğinin kabulü gerektiği, nitekim ilerleyen süreçte avukatın 19.07.2019 tarihli dilekçeyle birlikte ekinde 17.07.2019 tarihli vekaletnamede sunmasının sanığın muvafakatını doğrular nitelikte olduğu değerlendirilerek tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,
1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin -sanık ... açısından hükmün son paragrafındaki 15 günlük yanıltıcı temyiz süresi bildirimi dikkate alınarak- süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2013 tarihli ve 2013/6728 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/488 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine temas etme ihtimaline istinaden delil değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesince yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/237 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4. Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/23084 Esas, 2017/26727 Karar sayılı ilamıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
5. Uzlaşmanın sağlanamaması üzerine Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/24 Esas, 2018/394 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyizi; sanık hakkında ceza tertip edilirken alt sınırdan ayrılma ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma gerekçelerinin yazılmadığına, sanığın iştirak durmunun ortaya konmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına ve sanığın da suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyizi; davasının tekrar görülmesini istediğine, hakkında mahkûmiyet hükmü ihdas edilmesini gerektirecek hiç bir somut delilin mevcut bulunmadığına, sanık ...'nin kendi suçunu hafifletmek amacıyla suç isnadında bulunduğuna ilişkindir. 3. Sanık ...'in temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı, ağır bir karar olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Çankırı ilinde ikamet eden katılan ...'yı suç tarihi olan 02.05.2012 günü telefonla arayan meçhul kişinin kendisini komiser olarak tanıttığı, katılanın banka hesaplarına PKK lılar tarafından girilerek yasal olmayan işlemler yapıldığına ve suçluların yakalanması için katılanı para göndermeye ikna ettiği, katılanın aynı gün 67.400,00 TL, bir sonraki gün de 97.985,00 TL çekerek Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak hakkında mahkûmiyet hükmü ihdas edilen sanık ... Çiftçinin hesabına gönderdiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın ilk gün gönderdiği paranın sanık ... tarafından çekilerek poşet içerisinde şeriği ...a bankada verildiği, bu durumun banka kamera kayıtlarına da yansıdığı, katılanın ikinci gün gönderdiği parayı sanık ...'ın çekmek isterken suç üstü yakalandığı, hem ilk para çekilirken hem de ikinci paranın çekilmesi esnasında inceleme konusu dosyada yargılanan diğer sanıkların da arabayla bankanın bulunduğu yere geldiği, hatta ikinci olayda ...'ın yakalanması üzerine Adana ilinden Antalya iline geldikleri bu arabayı da banka yakınlarında bırakarak kaçtıkları belirlenmiştir.
3.Sanık ...'ın diğer sanıkların yönlendirmesiyle hesap açtığını ikrar ettiği ve çektiği parayı da ...a verdiğini belirttiği, kamera kayıtlarının da bu anlatımı doğruladığı, ayrıca sanıklardan ...in de sanık ...'ı doğruladığı anlaşılmış, sanık ... inkar etmesine rağmen banka kamera kaydı, sanıklar...ve ...in anlatımı ile birlikte çekilen fotoğraflar, sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'in tevilli ikrar içeren beyanları dikkate alındığında; uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine tüm sanıkların iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri kabulüyle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi ve inceleme konusu Antalya 2. Ceza Mahkemesindeki yargılama dosyalarında mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların dolandırıcılık suçunu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iki gün boyunca kesintili şekilde işlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken bu durumun göz ardı edilmesi nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ve diğer sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık ... müdafii ve diğer sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin ve diğer sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22553, K. 2024/2648, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama