KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22797 E., 2023/8073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/28 E., 2015/107 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun(1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 Tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/107 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suça konu senedi boş şekilde imzalayarak katılana verdiğine ilişkin sanık savunması ve sanığın eşi tanık Gülşen beyanlarına itibar edilmeden karar verildiğine, sanığın cezalandırılmasına yeter şüpheden uzak delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle karar verilerek lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin temel ilkenin ihlal edildiğine, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; önceden yapılan alışverişin bedelinin sahte bonoyla ödenmesi halinde suçun oluşmayacağı yönündeki kabulün vadeli alışverişlerde kötü niyetli kişilerin bu yöntemi kullanmasına neden olacağına, sanığın vadesi gelen borcunu sahte bonoyla ödeyerek katılana zarar verme kastını ortaya koyduğuna, bu nedenle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiğine, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın iki adet hayvanını, sanıkla arasında yaptığı anlaşmaya istinaden bedeli bir ay sonra ödenmek üzere 8.000,00 TL bedelle sanığa sattığı, sanığın vadesi geldiğinde borcunu ödememesi üzerine katılanın sanıktan parasını istediği ve sanığın da hayvanların parasının gelmediğini, bu yüzden senet vereceğini söyleyerek, nüfus kaydına göre senedin düzenlendiği tarihten önce vefat etmiş bulunan ... adına keşideci olarak sahte imza atmak suretiyle düzenlediği suça konu sahte bonoyu katılana verdiğine ilişkindir.
2. 28.11.2014 tarihli uzmanlık raporu ile, suça konu ... adına düzenlenmiş bono üzerindeki imzaların sanık eli ürünü olduğu belirlenmiştir.
3. Sanığın, soruşturma aşamasında suça konu senedi katılana vermediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise suça konu senedi katılana sadece borçlu imzalarını tamamlayarak boş halde verdiğini, ... adına kendisinin düzenlemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, suça konu bono duruşmaya getirilerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, yasal unsurlarının bulunduğu belirlenmiştir.
5. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanık savunmaları, tanık anlatımları, ekspertiz raporları, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamı ile aşamalardaki çelişkili beyanlarına itibar edilmediği değerlendirilen sanık hakkında, 28.10.2007 tarihinde ölmüş olan ... adına 13.02.2014 keşide tarihli 7.720,00 TL bedelli bonoyu sahte olarak tanzim ettiği ve önceden doğan borcuna istinaden katılana verdiği sabit görülerek, unsurları itibariyle oluşan resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar kandırıcı nitelikteki davranışlar nedeniyle meydana gelmediğinden unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin temyize konu hükümlerinin kurulduğu anlaşmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği gözetilerek, aşamalardaki katılan ifadelerine göre, suça konu çekin önceki alışverişten kaynaklanan para borcuna istinaden verilmiş olması karşısında yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22797, K. 2023/8073, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama