İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/23634 K.2023/9411

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2021/23634Karar2023/9411Tarih5 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.457 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/23634 E., 2023/9411 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/555 E. 2015/860 K.
Suçlar
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
Hükümler
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Bozma, düzeltilerek onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.457 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/555 Esas, 2015/860 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,

1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve ertelenmesine,

2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve ertelenmesine,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün ertelenmesi için yasal şartların tamamının oluşmadığından ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın katılan şirkette dağıtım ve sevkiyat yapan satış elemanı olarak çalıştığı, kendisine teslim edilen malları firma ve kişilere satıp, teslim edip bedellerini tahsil ettiği halde katılan şirkete teslim etmeyip mal edinmiştir.

2. Yaptığı eylem anlaşılmasın diye hayali firmalara veya gerçekte bulunan ancak fiilen satış yapmadığı firmalara vadeli satış yapmış gibi fatura düzenleyerek şirkete sunmuştur.

3. Her ne kadar sanık tarafından hakkındaki suçlama red edilmiş ise de dava dosyası içerisinde örnekleri bulunan ve sanık tarafından düzenlenen satışa ilişkin belgelere konu satışların yapıldığına dair sanık tarafından bir delil sunulmadığı, ayrıca katılan şirket tarafından müşterilerle yapılan görüşmelerde sanık tarafından sunulan belgelere konu satışların hiç yapılmadığı ve alınıp peşin olarak parası ödenen ürünlerin vadeli satılmış gibi faturalar düzenlendiği anlaşılmıştır.

4. Sanığın savunmasının kendisini suç ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatına varılmakla itibar edilmemiştir.

5. Tüm dosya kapsamından; sanığın kendisine şirketteki işi nedeniyle satması için teslim edilen malları, satıp teslim edip parasını almasına rağmen bu paraları şirkete vermeyip kendine mal edindiği ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, ayrıca bu şekilde müşterilerden aldığı paraları birden fazla kez şirkete teslim etmediğinden ve müşterilerden aldığı paraları şirkete teslim etmediğinin anlaşılmasını önlemek amacıyla müşteriye yapılan satışın parası peşin olarak alınmasına rağmen vadeli satış yapılmış gibi belge düzenleyerek şirkete verdiği ve bu şekilde özel belge statüsünde bulunan faturaları düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul olunmakla temyize konu hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 tarihli ve 2014/12-388 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmedilen ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığa isnat edilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sübut ve nitelendirilmesine ilişkin olarak, Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, ancak.

24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu,

hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan Ali Şeker'e karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle,

24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/555 Esas, 2015/860 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 gün ve 2014/12-388 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında,

cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmedilen ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilmek suretiyle hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak,

hükümlerde yer alıp, hüküm fıkrasında denetim süresinin belirlendiği paragrafta "1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 8 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine" olarak yazılması suretiyle hükmün, Üye ...'ın sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası kapsamında kalan sahte fatura düzenleme eylemini oluşturacağından Bozma kararı verilmesi gerektiğine yönelik karşı oyu ile diğer yönlerden oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/555 Esas, 2015/860 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı katılan şirkette satış elamanı olarak çalışan, satış ve fatura düzenleme yetkisi bulunan sanığın "hayali firmalara veya gerçekte bulunan ancak fiilen satış yapmadığı firmalara vadeli satış yapmış gibi gerçek bir satış işlemini yansıtmayan fatura düzenleme" eyleminin TCK'nin 207/1 maddesinde düzenlenen "özel belgede sahtecilik" suçunun mu yoksa 213 sayılı VUK'un 359/b maddesinde düzenlenen "sahte fatura düzenleme" suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir. Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözülebilmesi için özel belgede sahtecilik suçu ve sahte fatura düzenleme suçu üzerinde durulmasında fayda bulunmaktadır.

I-Özel belgede sahtecilik suçu :

TCK'nin 207 maddesinde "Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır,

Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiş olup, özel belgelerin ispat kuvveti yüksek olmadığından daha az yaptırım getirilmiştir.

TCK'nin 207. Maddesinin gerekçesinde belgenin sahte olarak düzenlenmesi hareketi açıklanırken; “özel belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir” ifadesiyle eylemin maddi sahteciliği kapsadığı belirtilmiştir.

Madde metni ve gerekçe dikkate alındığında kanun koyucunun özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme yapmadığını görmekteyiz. Dolayısı ile yalnızca yalan içeren özel yazılar özel belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturmamaktadır.

II- Sahte fatura düzenleme suçu

Sahte fatura düzenleme suçu, 213 sayılı VUK 359/b maddesinde "Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi" şeklinde tarif edilmiştir.

359/b maddesinin son cümlesinde ise "Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgelerin" sahte belge olduğu belirtilmiştir.

Sahte belge düzenlemeden maksat; Vergi Usul Kanunun gösterdiği şekle uygun ve öngörülen zorunlu bilgilerin yazılıp imzalanarak hukuki sonuç doğuracak şekilde vücuda getirilmesi, maddi varlık kazandırılmasıdır.

Failin sahte fatura düzenlemekteki amacı vergi kaçırmak yada haksız kazanç elde etmek olabilir.

Sahte fatura kullanmak suçu ise adeta bir özgü suç niteliğinde olup yalnızca vergi mükellefi (yada mükellefin eylemine iştirak edenlerce) işlenebilir, sahte fatura kullanma suçunun faili vergi matrahını düşük göstererek vergi kaçırmayı amaçladığı için sahta fatura kullanma suçu yönünden sahte faturanın vergisel işlemlerde kullanılması suçun unsurudur.

Ancak sahte fatura düzenleme suçunda düzenlenen faturanın vergisel işlemde kullanılması suçun unsuru olarak aranmamıştır. Vergi kanunları uyarınca düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi ile suç oluşur. 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile vergi ziyaı suçun unsuru olmaktan çıkarılmış böylece sahte fatura düzenleme suçu zarar suçundan tehlike suçuna dönüştürülmüştür.

213 sayılı VUK'un da düzenlenen belgeler niteliği itibarı ile TCK'nın 207. maddesi kapsamında özel belge niteliğinde ise de 213 sayılı VUK ceza hükmü içeren özel bir kanun olduğu için öncelikle 213 sayılı VUK'da düzenlenen bir suçu oluşturup oluşturmadığına bakılır, suça konu belgeler 213 sayılı VUK'un 359 maddesi kapsamında kalıyorsa TCK'da düzenlenen sahtecilik hükümleri değil özel kanun niteliğinden dolayı 213 sayılı VUK hükümleri uygulanmalıdır.

213 sayılı VUK kapsamında Düzenleme suçunun konusu olabilecek belgeler ise : fatura (229-232), sevk irsaliyesi (230), perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu taşıma biletleri (233), gider pusulası (234), müstahsil makbuzu (238-239), serbest meslek makbuzu (236-237), ücret bordrosu (238-239), taşıma irsaliyesi, yolcu listesi ve günlük müşteri listesi (240) dir.

Tekrar belirtmek gerekirse vergi kanunları uyarınca tutulma, düzenlenme, saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin sahte olarak düzenlenmesi ile suç oluşur, bu belgelerin vergisel işlemde veya başka bir işlemde kullanılması ve vergi ziyaı oluşması suçun unsuru değildir.

Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesi istikrar kazanmış içtihatlarında "vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin suçun oluşumu için yeterli bulunduğunu, bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaı doğmasının suçun unsuru olmadığını" kabul edilmiştir:

" Sanığın şikayetçilerin sahibi oldukları şirketlere ait ödeme kaydedici cihaz fişlerini sahte düzenleyerek özel gider indiriminde kullanmak isteyen kişilere komisyon karşılığında satmak isterken yakalandıklarının iddia ve kabul olunmasına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1 maddesine göre vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin suçun oluşumu için yeterli bulunmasına,

bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaı doğmasının suçun unsuru olmaktan çıkartılmasına göre, suç tarihi de nazara alınarak sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 madde ve fıkrası kapsamında kaldığı ve anılan Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "özel belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyetine karar verilmesi," (11.CD-07.03.2013-2011/5429-2013/3757)

"Katılan şirkette dağıtım ve pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın,kendisine dağıtım ve pazarlaması için teslim edilen malları kişi ve firmalara teslim etmiş gibi hayali fatura ve irsaliyeler düzenleyerek mal edinip, gerçekte piyasada düşük fiyatla sattığından bahisle özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında;

dosya arasında bulunan fatura ve sevk irsaliyelerinin asılları üzerindeki bir kısım imzaların sanık tarafından atıldığının anlaşılması karşısında sübuta eren eylemin 213 sayılı VUK'nun 359/b. maddesinde düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturacağı ve 213 sayılı Kanunun 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaanın temini cihetine gidilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,"(11.CD-04.05.2016-2014/20271-2016/4108)

Dairemiz 11.10.2023 tarihli benzer kararında katılan şirketin İzmir bölge müdürlüğünde satış ve dağıtım elemanı olarak çalışan sanığın A.A., M.S., Ş.E.K. isimli şahıslara irsaliyeliyeli faturayla mal satışı göründüğü halde belirtilen malların teslim edilmediği,

ayrıca mağdurlar adına imzalar atıldığı tespit edilen olayda "Sanığın şikâyetçiler A.A, M.S. ve Ş.E.K. adına imza atılarak irsaliyeli fatura düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, sahtecilik suçuna konu belgelerin fatura niteliğinde olması karşısında eylemin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrasında düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu,

bu kapsamda mahkeme tarafından öncelikle 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak verilmesi halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi" gerekçesi ile özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

(11.CD.11.10.2023-2021/21830- 2023/7048)

III- Somut olay ve değerlendirme

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.07.2014 tarihli iddianamede dava konusu eylemin "Bu suretle şüphelinin gösterilen suç tarihleri arasında birden çok kere gerçeğe aykırı fatura düzenlemek sureti ile teselsül eden şekilde müşteki şirkete karşı özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçunu işlediği ve zararı da gidermediği anlaşılmıştır. " şeklinde tanımlandığı,

Mahkemece de sanığın sahtecilik eyleminin "Sanık ..., müşteki şirkete dağıtım ve sevkiyat yapan satış elemanı olarak çalışmaya başlamıştır, kendisine teslim edilen malları firma ve kişilere satıp teslim edip bedellerini tahsil ettiği halde aldığı bu paraları müşteri şirkete teslim etmeyip mal edindiği ve bu yaptığı anlaşılmasın diye hayali firmalara veya gerçekte bulunan ancak fiilen satış yapmadığı firmalara vadeli satış yapmış gibi fatura düzenleyerek şirkete sunduğu tüm dosya kapsamından olayın oluş şekli olarak kabul olunmuştur." şeklinde kabul edildiği somut olayda,

Dosya arasında yer alan 29.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'un 04.10.2013 - 22.11.2013 tarihleri arasında düzenlediği suça konu 39 adet faturanın gerçek bir satış işlemini yansıtmayan (içerik itibariyle) sahte belge mahiyetinde olduğu, sanığın satış ve fatura düzenleme yetkisi göz önüne alındığında bu faturaların şirket açısından iğfal kabiliyetinin mevcut olduğu, sahte fatura düzenleme fiilinin 213 sayılı VUK'un 359/b maddesi kapsamında bulunduğu" görüş ve kanaatine yer verildiğinin anlaşıldığı,

Sahte fatura düzenleme fiilinde vergi kanunlarına göre düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin suçun oluşumu için yeterli olacağı, bu belgelerin vergisel işlemde veya başka bir şekilde kullanılması ve vergi ziyaının gerçekleşmesinin suçun unsuru olmaktan çıkartıldığı nazara alındığında sanık ...'un gerçek bir satış işlemini yansıtmayan (içerik itibariyle) sahte belge mahiyetinde sahte fatura düzenleme eyleminin özel bir kanun olan 213 sayılı VUK'nun 359/b. maddesinde düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturacağı,

mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilerek 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak verilmesi halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken sanık hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararının "bozulması" gerektiği,

Kaldı ki sayın çoğunluğun görüşünde olunması halinde dahi suça konu faturalar üzerinde imzaların sahteliğine ilişkin bir iddia ve kabulün bulunmadığı, satış ve fatura düzenleme yetkisi olan sanığın gerçeğe aykırı fatura düzenlemesi eyleminin “fikri sahtecilik” kapsamında kaldığı, 5237 sayılı TCK' nun 207. Maddesinde özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle somut olayda özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından mahkumiyet kararının bu yönü ile de "bozulması" gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 05.12.2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/23634, K. 2023/9411, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
  8. V. Karar
  9. Karşıoy
  10. II- Sahte fatura düzenleme suçu
  11. III- Somut olay ve değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23634
Karar No
2023/9411
Tarih
5 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23637 K.2023/10151
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23638 K.2023/9519
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23640 K.2023/11133
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23647 K.2023/10175
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23650 K.2023/8297
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23655 K.2023/11718

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.