KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/24957 E., 2025/12096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/223 E. 2020/30 K.
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması, serbest meslek sahibi kişinin mesleğinden dolayı kendisine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bir bankaya olan borcu nedeniyle kendisine hesap kat ihtarı gönderilmesi üzerine katılanın avukat olan sanığa başvurduğu, sanığın banka avukatlarını tanıdığını beyan ederek borcunda indirim yapılmasını sağlayacağını vadettiği, sonra katılan ile birlikte gittikleri ... şubelerinde havale yoluyla esasen tarafları tamamen farklı olan icra takip dosyalarına 17/10/2005 tarihinde 4.154,00 TL, 20/10/2005 tarihinde de 4.200,00 TL gönderdikleri, ancak sanığın aynı gün içinde ilgili ... şubelerine başvurarak paraları geri çekip menfaat temin ettiği, eylemini gerçekleştirirken avukat olması nedeniyle kendisine duyulan güveni kötüye kullandığı,
aynı zamanda icra müdürlüğü dosyalarına gönderildiğinden bahisle posta havalesi gönderdiği ve bilahare bu paraları geri iade aldığı, böylece sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ile serbest meslek sahibi kişinin mesleğinden dolayı kendisine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanığın, banka avukatlarını tanıdığını beyan edip borcunda indirim yapılmasını sağlayacağını vadederek katılandan ...
4. Noterliğinin 14.10.2005 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesini aldıktan sonra katılanla birlikte gittikleri ... şubelerinde onunla ilgisi olmayan icra takip dosyalarına para yatırmasını sağladığı ve havale işlemlerinden kısa bir süre sonra katılanın bilgisi olmaksızın bu işlemleri iptal edip bedellerini menfaat temin ettiği toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu şekilde sübut bulan eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki suç vasfına yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak
edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında sadece 17/10/2005 olarak gösterilen suç tarihine 20/10/2005 tarihinin de mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/24957, K. 2025/12096, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama