KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/25324 E., 2024/8912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/1078 E., 2019/52 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 235 üncü ve 254 üncü madde ve fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiği gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2017/1078 Esas, 2019/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 ncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 24.09.2014 günü sanık ...'ın Turkcell isimli iş yerine girdiği, elinde çok sayıda bozuk para olduğunu, komşu iş yerinden geldiğini söyleyerek para bütünletmek istediği katılan ... 'in kasadan 2.500 TL parayı sanığa verdiği, iş yeri çalışanı tanık ...'ın bozuk para getirmek üzere sanıkla dışarı çıktığı, sanığın tanığa bir üst sokakta Karadeniz 2 adlı pastahanesinin olduğunu ve oraya gidip beklemesini söyleyerek ortadan kaybolduğu, bu suretle dolandırcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; iddianamede anlatılan olayı kabul ettiğini, zararı giderecek maddi gücü olmadığını beyan ederek suçlamaları ikrar etmiştir.
3. Katılan ... , olay iddianamede anlatıldığı gibi katılmak istiyorum demiştir.
4. Soruşturma aşamasında tanık ... tarafından sanık kesin ve net olarak teşhis edilmiştir.
5. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2017/1078 Esas, 2019/52 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/25324, K. 2024/8912, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama