KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/26000 E., 2023/8928 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/263 E., 2019/423 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2013/99 Esas , 2014/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis ve 1200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2013/99 Esas , 2014/220 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/27481 Esas , 2017/24644 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına, karar verilmiştir.
3. Bozma sonrasında İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/54 Esas, 2018/153 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen suçu oluşturma ihtimali nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2018/263 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, verilen cezanın hukuka ve yasalara aykırı olduğuna, temyizen incelenerek bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanı telefonla arayan şahsın, telefon hattının terör örgütünün eline geçtiğini, bu durumdan kurtarabilmek için kendisinin verdiği T.C. Kimlik numarasına sanık ... Karçiçeği adına para havale etmesini söylediği, katılanın da verilen hesaba 5000 TL para transferi yaptığı, gönderilen paranın...PTT şubesinden sanık tarafından çekilmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. PTT Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında; paranın yatırıldığı hesabın sanığa ait olduğu, paranın...Şubesinden sanığa ait kimlik ile çekildiği belirtilmiştir.
3. Sanık ... suçlamayı kabul etmemiş, katılanı hiç tanımadığını, olay tarihinde kafede oturduğunu, ... isimli şahsın yanına gelerek hesabına para yatırılacağını ancak banka ile ilgili sorunlar olduğunu kendisine yardımcı olmasını istediğini, sanığın bunun üzerine hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen parayı da çekip ... isimli şahısa teslim ettiğini beyan etmiştir.
4. Sanığın ilerleyen aşamada alınan savunmasında; ... olarak bildiği şahsın ... olduğunu tespit ettiğini, ...'in sanığa telefon açarak bankadan havalesinin geleceğini ancak banka ile sorunları olduğu için kendi adına hesap açamadığını bu nedenle sanığın adına hesap açtırıp para geldiğinde ...'e vermesini istediğini, sanığın da parayı çekip ...'e verdiğini beyan etmiştir.
5. Mahkeme tarafından şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada ...'in sanığı tanımadığını belirttiği ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
6. Katılan ..., olay tarihinde telefonla arandığını, terör örgütünce telefon hattının kullanıldığını bu durumdan kurtulabilmesi için 5.000 TL para istediklerini, bu parayı gönderdiğini ve zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
7. Uzlaştırma işleminin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
8. Mahkemece sanığın oluşa aykırı savunmaları, katılanın beyanı, PTT Genel Müdürlüğünün cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre uzlaştırma işleminin de olumsuz sonuçlanması nedeniyle sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2018/263 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26000, K. 2023/8928, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama