Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 15 86... parsel sayılı taşınmazdaki payını satmak için sanık ...'in .../...'de bulunan " ..." isimli işletmesine gittiği, aynı işletmede bulunan sanık ...'nun katılana kısa süre içerisinde müşteri bulabileceğini bildirdiği, bir süre sonrada katılan ile sanık ...'yu tanıştırdığı,
bunun üzerine tarafların katılana ait 15 86... parsel sayılı taşınmazdaki payının satışı için 72.000,00 TL üzerinden anlaşma sağladıkları, sanık ... ve ...'nin katılana, sanık ...'nin maliki olduğu bir çok taşınmazının bulunduğunu, bu taşınmazlara ilişkin kısa süre içerisinde devletten toprak edindirme kredisi alınacağını, bu parayla da satış bedelinin ödeneceğini bildirdikleri, satışa konu taşınmaz ile ilgili olarak taraflar arasında akdedilen 18.04.2012 tarihli emlak alım satım sözleşmesinin ödeme kısmına bu hususun yazıldığı,
sanık ... tarafından tapudaki işlemler bittikten sonra ödeme yapılacağı vaadi ile katılana 72.000,00 TL bedelli bir senet verildiği, bunun üzerine katılana ait taşınmazın 24.04.2012 tarihli resmi senet ile sanık ...'ye 55.000,00 TL bedelle devredildiği, bu işlemden bir gün sonra 25.04.2012 tarihinde ise sanık ... tarafından aşamada tanık olarak bilgi ve görgüsüne müracaat edilen ...'a aynı bedele devredildiği, taraflar arasında anılan taşınmazın devrine ilişkin olarak düzenlenen 18.04.2012 tarihli alım satış sözleşmesini alıcı olarak sanık ...'nun, satıcı olarak katılan ...'ın, tanık olarak ise diğer sanıklar ... ile ...'in imzaladığı,
bedel ödenmeksizin devrin gerçekleştiği, ... İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 04.02.2015 tarihli yazısında toprak edindirme kredisine ilişkin Müdürlükçe çiftçilere tanımlanan bir uygulama olmadığının bildirildiği, katılan yargılama aşamasındaki beyanında, sanıklar ile birlikte satış işlemi için Tapu Müdürlüğüne gittiklerini, sanık ...'nun tapu memurunun satış bedelini alıp almadığını sorduğunda kendisine hitaben;
"tapuda taşınmazın bedelini alıp almadığı sorulduğunda aldım de tamam mı" şeklinde telkinde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın mahkûmiyetlerine karar verilen diğer sanıklarla birlikte olayın başlangıcından itibaren fiil üzerinde hakimiyet kurarak fikir ve eylem birliği içerisinde zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket ettikleri, bu şekilde yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu gözetilerek sanık ...'in mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken; dosya kapsamına düşmeyen yetersiz gerekçe ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2025 tarihinde karar verildi.