KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/27929 E., 2024/8885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/333 E., 2020/188 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/257 Esas, 2016/215 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/1894 Esas, 2019/4852 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Görevsizlik kararı üzerine Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/333 Esas, 2020/188 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz istemi, müvekkilinin dolandırıcılık olayından haberi olmadığına, kredi çekerek verdiği paradan ötürü alacağı olduğu ...'in gönderdiğine inandığı parayı çektiğine alacağını alıp kalanı ...'e verdiğine, iyi niyetinin kurbanı olduğuna, kimseyi arayıp kandırmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkin olup sanık ... müdafinin temyiz istemi gerekçe içermemektedir. .
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların katılanı arayarak kendilerini başkomiser olarak tanıtıp hileli hareketler ile sanık ...'in hesabına para göndermesini sağladıkları, akabinde ...'in parayı çekmesi ve içinden 34.000 TL'yi alıp diğer sanık ...'e vermesi biçimindeki eylemler nedeniyle sanıklar hakkında birlikte hareket ettikleri de gözetilerek kamu davası açılmıştır.
2.Sanık ...'in soruşturma aşamasında hiçbir şekilde olayı kabul etmediği, kovuşturma aşamasında ise olay tarihinden önce alacağı olduğu ...'den 70.000 TL para aldığını, ...'in kendisine bir kağıt imzalattığını, ancak bu paranın dolandırıcılık ile ilgisi olmadığını, kimseyi aramadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği,
sanık ...'in ise daha önce birlikte çalıştıkları sanık ...'e 17.000 kredi çekerek 17.000 TL de nakit olarak borç verdiğini, alacağını istediğinde hesap numarasını isteyen ...'e verdiğini, gelen paranın 34.000 TLsini alarak kalan kısmını ...'e verdiğini, hatta buna ilişkin belge aldığını, kredi çekimlerine ilişkin dekont sunduğunu, 7000 TL kredi çekildiği sırada ...'in de kefil olduğunu, dolandırıcılık suçunu işlemediğini, kimseyi aramadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, banka cevabi yazılarına göre sanık ...'in olaydan önce 2012 yılında kredi çektiğinin bildirildiği,
sanık ... imzalı 70.000 TL aldığına ilişkin belgenin dosya arasında yer aldığı, tanıkların sanık ...'i doğruladıkları, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından "...Bütün deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Sanık ...'in dolandırıcılık olayında bizzat yer aldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Çünkü, diğer Sanık ...'i arayıp hesap numarasını alıp, parayı çekmesini istemesi ve sonrasında da bu paranın 70.000.TL’sini alması sanığın bu olayda bizzat yer aldığının çok açık delilidir.
Her ne kadar sanık ... dolandırıcılık olayı ile ilgisi olmadığını bu parayı kendisinin Sanık ...'den borç olarak aldığını beyan etmiş ise de sanık ...'in paranın gelip gelmediği konusunda sanık ...'i sıkı bir şekilde takip etmesi ve sonunda da 104.000.TL geldiği konusunda bilgi verdiğine dair Sanık ...'in beyanları, Tanık ...'nin beyanları, Tanık ...'in beyanları, sanık ...'in sanık ...'den 70.000.TL aldığına dair yazılı belge, sanığın çelişkili beyanlarda bulunması ve tüm dosya kapsamı.... ve ...her ne kadar sanık ... suça konu dolandırıcılık olayından haberi olmadığını,
kendisinin sadece sanık ...'in kendisinden yardım istemesi üzerine hesap numarasını verdiğini ve sonrasında da parayı çekip ...'e götürdüğünü ve içinden de alacağını aldığını beyan etmiş ise de, suça konu paranın kendisinin hesabına yattığı ve bu parayı kendisinin çektiği sabittir, gelen paradan 34.000.TL aldığı kendi beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sabittir ve her ne kadar bu parayı ...'teki alacağına karşılık aldığını savunmuş ise de ...'te 34.000.TL alacağı olduğunu ispatlayamamıştır.
Ayrıca, sanıkların dosyaya yansıyan ekonomik durumlarına göre çok sayılacak miktardaki parayı Sanık ...'in ...'in hesabına yatırılmasını istemesi ve Sanık ...'e bu kadar güven duyması da sanıkların birlikte hareket ettiğinin..." gerekçeleriyle sanıkların atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın istikrarlı savunması, kredi çekerek verdiği borç nedeniyle olan alacağını almak adına parayı çekmesi, bankadan gelen yazı cevaplarına göre sanığın olaydan önce 2012 yılından kredi çektiğinin bildirilmesi, alacağı olduğu para dışında kalan miktarı diğer sanığa teslim etmesi ve buna ilişkin belge alması, dinlenen tanıkların sanığı doğrulaması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın diğer sanıkla iştirak halinde katılanı arayarak dolandırdığı yönünde cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/333 Esas, 2020/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/333 Esas, 2020/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/27929, K. 2024/8885, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama