KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/28322 E., 2025/15507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/61 E., 2015/191 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme, bozma
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan değerlendirme
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 12.07.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan değerlendirmede
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Suç tarihinde mağdur ... tarafından sanık ile aralarındaki anlaşmaya konu mallar, hazırlık aşamasında şüpheli olarak dinlenen ... 'ın işletmesindeki kahvehaneye bırakılmış olup, daha sonradan çekin sahte olduğunun anlaşılması ile malların bırakıldığı yerden geri alındığı olayda; suçun icrai hareketlerine başlanmış olmasına rağmen, sanığın elinde olmayan nedenlerle malları kendi hakimiyet alanına geçirememiş olduğundan sanık üzerine atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK'nin 35 maddesi uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla cezaya hükmolunması,
Kabule göre de;
1- Mağdur ...'ın 14.12.2007 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, vekilinin 14.04.2015 tarihli oturumdaki beyanına binaen katılmasına karar verilmesi,
2- Dolandırıcılık suçuna konu malların sanığın göstermiş olduğu pişmanlık neticesinde iade edilmediği, bilakis ...'ın dolandırıldığından şüphelenmesi üzerine malların bulunduğu yere giderek sanık ile telefonda konuşup ikna ederek malları geri aldığı olayda, sanık lehine etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı gözetilmeden; gerekçesiz bir şekilde sanık lehine TCK 168. maddesinin tatbiki sureti ile eksik cezaya hükmolunması,
3- (Kapatılan) Yargıtay 15. CD'nin 27.10.2014 tarihli 2013/142 14... /17266 Karar sayılı bozma ilamından önce ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.07.2008 tarihli ... Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 4.500,00 TL ve 500,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu ceza hükmünün sanık lehine 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca ceza süre ve miktarı yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde nitelikli dolandırıcılık suçundan 10 ay hapis ve 10.260,00 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28322, K. 2025/15507, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama