İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/28573 K.2023/755

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2021/28573Karar2023/755Tarih20 Şubat 2023Okuma11 dk · 2.219 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/28573 E., 2023/755 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2012/193 E. 2015/466 K.
Katılanlar
Türk Ekonomi Bankası A.Ş., Türk Telekomünikasyon A.Ş., TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski unvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.), ..., ...
Suçlar
Dolandırıcılık, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Suç tarihleri
17.02.2011, 21.03.2011, 24.03.2011, 08.06.2011
Hükümler
Mahkûmiyet, beraat
Temyiz edenler
Katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş., TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) ve ... vekilleri, sanık ... müdafii, sanık ...
Tebliğname görüşü
Onama, bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.219 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile

1. Sanıklar hakkında katılan ...ye karşı banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları (sanık ... hakkında ayrıca 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları) uyarınca ayrı ayrı 4'er yıl hapis ve 113.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanık ... hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine),

2. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları (sanık ... hakkında ayrıca 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları) uyarınca ayrı ayrı 4'er yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanık ... hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine),

3. Sanık ... hakkında katılan ...'na karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

4. Sanıklar hakkında katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.)'ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan ... Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin temyiz isteği; beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanıkların sahte kimlikle yaptıkları abonelik sözleşmeleri nedeniyle alacaklarının mevcut olduğuna, zararlarının giderilmediğine, atılı suç sübut bulduğu cihetle cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski unvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) vekilinin temyiz isteği; beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; katılanın vekille temsil edilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

4. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, atılı suçları sanığın işlemediğine ve diğer sanık ...'ın eylemlerine iştirak etmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.

5. Sanık ...'nın temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, olayları planlayıp organize edenin diğer sanık ... olduğuna ve bu sanığın oluşturduğu tehdit ve baskı ile olaylarda yer aldığına, pişmanlığı ve samimi ikrarının dikkate alınmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Mahkemece; sanıkların bir şekilde tanıştıkları, birlikte sahte kimlik ile şirket kurup kredi çekmek ve iş yapmak konusunda anlaştıkları, bu amaçla sanık ...'ın diğer sanık ...'ı İstanbul'da Pendik Kurtköy'de kullandığı dairesinde barındırdığı, sanık ...'ın daha önceden dükkanına gelip gittiğinden dolayı tanıdığı katılan ...'ın kimlik fotokopisinden yararlanarak ... sahte kimliğini yaptığı ve ... olarak hareket ettiği, daha çok da kredi çekebilmek amacıyla da CPİ Enerji ve Dış Tic.

Ltd.

Şti. isimli şirketi almaya karar verdikleri, buna bir başka ortak da gerektiği için sanık ...'ın daha önceden tanıdığı tanık M.Ş.yi İstanbul'a çağırdığı ve bu kişiyi de şirkete ortak ederek şirketi devraldıkları, yine ... kimliği ile şirket adına imza sirküsü çıkartıldığı, sanık ...'ın şirket müdürü sıfatıyla (... kimliği ile) işlemleri yürüttüğü, şirketi daha sonra Ümraniye Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Şahin Caddesinde kiraladıkları yere taşıdıkları, ismini de CPİ İnşaat Taahhüt San. ve Dış Tic.

Ltd.

Şti. olarak değiştirdikleri, vergi mükellefi olarak da yine ... kimliğini kullandığı, iş yerinde telefon ihtiyacı doğduğunda da telefon almak için bu kez S.B. adına sahte nüfus cüzdanı ile Ümraniye Telekom Müdürlüğü'ne giderek 0216 ... numaralı telefon hatları ile ... hizmet numaralı internet aboneliğine ilişkin sözleşmeleri S.B. sahte kimliği ile imzaladığı, yine Avea Bayiinden S.B. sahte kimliği ile 0507 ... nolu abonelik sözleşmelerini imzaladığı ve bu telefonları kullandığı, sanık ...'ın kendisini ... kimliği ile şirket patronu diğer sanık ...'ın ise kendisini M.Ü. ya da M.Ö. kimliği ile tanıtıp patronun şoförü olarak gösterdiği,

şirkete sekreter almak için gazeteye ilan verdikleri, bunun üzerine katılan ...'yi müracaatı üzerine sekreter olarak işe başlattıkları ve sekretere kendilerini ve şirketi zengin göstererek güven sağladıkları, sanık ...'ın katılan ...'yi "gemilerimiz var, halimizi kimse bilmesin, bir ay sonra param gelecek" diye ikna ederek bankadan kredi ve banka kartlarından toplam 15.000 TL para çektirdiği, yine sanıkların ... sahte kimliğiyle TEB Acıbadem Şubesi'nden araç kredisi olarak 56.500 TL çektikleri, bu eylemleri sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri,

Her iki sanığın Avea A.Ş. ve Türk Telekom A.Ş.'ye karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de, yapılan sözleşmelerde sanıkların sahte kimlik kullandıkları, böylelikle abone oldukları doğru ise de, bu abonelikler devam ettiği sürece doğan borçları düzenli ve sistematik şekilde ödedikleri, bu kurumların abonelikten dolayı zararları bulunmadığı anlaşılmakla her iki sanığın da Avea ve Türk Telekom'a karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmadığından bu suçlardan beraatlerine,

Sanıkların birlikte hareket ederek ve ...'a ait sahte kimlik ile TEB Acıbadem Şubesinden araç kredisi olarak 56.500 TL kullandıkları anlaşılmakla sanıkların bankaya karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olduğundan suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırılmalarına,

Her iki sanığın da sahte kimlik kullandıkları sabit olmakla, yine suçun işleniş biçimi, amaçları, kastlarının yoğunluğu dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırılmalarına,

Sanık ...'ın şirkette çalışan katılan ...'ye karşı "gemilerimiz var, halimizi kimse bilmesin, bir ay sonra param gelecek" şeklindeki sözlerle ikna ederek 15.000 TL kredi kartlarından çektirerek kullandığı sabit olmakla sanığın katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinden yine bu suçun önemi, kastın yoğunluğu dikkate alınarak cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kısmen tevilli olarak ikrar ettikleri belirlenmiştir.

3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, suça konu belgelerin örnekleri, tanıklar S.Ç., H.Ş., M.Ş.nin beyanları, sanıkların güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup suça konu belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar Hakkında Katılan ...ye Karşı Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanık ... müdafii ve sanık ...'nın sübuta ilişen temyiz istekleri yönünden. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz istekleri yönünden.

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, sanıklar hakkında belirlenen temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında tayin olunan cezaların türü ve miktarına nazaran, lehlerine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu,

kurulan hükümlerde Mahkemece "Sanıkların geçmişi dikkate alınarak ..." şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim sebebinin uygulanmama gerekçesi gösterildiğinden, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'nın Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde

a. Sübuta ilişen temyiz istekleri yönünden. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz istekleri yönünden.

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, sanıklar hakkında belirlenen temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında tayin olunan cezaların türü ve miktarına nazaran, lehlerine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu,

kurulan hükümlerde Mahkemece "Sanıkların geçmişi dikkate alınarak ..." şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim sebebinin uygulanmama gerekçesi gösterildiğinden, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Gerekçe bölümünün (B-2) kısmında gösterilen ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen husus dışında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2.Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

C. Sanıklar Hakkında Katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.)'ye Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Mahkemece sanıkların sahte belgelerle tesis ettirdikleri abonelik sözleşmelerinden doğan borçlarını düzenli bir şekilde ödedikleri ve bu nedenle katılanların zararlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek beraat hükümleri verilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut olan katılan kurumların cevabi yazıları ve beyan dilekçeleri ile her bir sahte abonelik sözleşmesi için ödenmeyen faturalar ve buna bağlı zarar mevcut olduğu bildirildiğinin toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında,

başlangıçtan itibaren tam bir iştirak iradesiyle ve dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanıkların sahte nüfus cüzdanı kullanarak birden fazla abonelik sözleşmeleri tesis ettirip kullanmaları şeklinde sübut bulan eylemleri nedeniyle, katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) için ayrı ayrı olmak üzere, zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine hükmolunması gerekirken,

yazılı gerekçeyle beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Sanık ... Hakkında Katılan ...'na Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar Hakkında Katılan ...ye Karşı Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B-2) kısmında açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa.

“Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanıklar Hakkında Katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.)'ye Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler İle Sanık ... Hakkında Katılan ...'na Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (C-D) kısımlarında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski unvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) vekilleri ile sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında katılan ...'na karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

20.02.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28573, K. 2023/755, 20 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28573
Karar No
2023/755
Tarih
20 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/28605 K.2023/9104
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/28645 K.2023/692
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/28668 K.2023/699
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/28678 K.2023/9105
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/28688 K.2023/9106
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/28690 K.2023/9107

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.