KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/28984 E., 2023/7035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/146 E., 2015/238 K.
- Suçlar
- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat
- Tebliğname görüşü
- Kısmi onama, Kısmi bozma
Karar Metni
1.083 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2013/146 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraatine,
2.Sanık ... hakkında,
a)Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesine ve 2.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
b)Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili temyiz dilekçesinde, kararı temyiz ettiğini belirtmiş ancak herhangi bir temyiz sebebi ileri sürmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'in katılanın nüfus cüzdanının fotokopisini alarak Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. bayiinde çalışan sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek nüfus cüzdanının fotokopisini kullanarak katılanın bilgisi ve rızası dışında düzenledikleri "İnternet Paketli Telefon Kampanyası Taahhütnamesi" ve "Nokia C6-01 Kampanya Taahhütnamesi" ile katılan adına kayıtlı 2 adet GSM hattı üzerinden 2 adet cep telefonu almak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece; sanık ... hakkında, diğer sanık ...'le iştirak iradesi içerisinde olduğuna ve suç işleme kastı ile hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı kabul edilerek beraatine, sanık ... hakkında, katılana ait nüfus cüzdanını kullanarak kendisini katılan olarak tanıtıp katılan adına kayıtlı hatların borçlarını ödeyerek diğer sanık ...'yi kandırıp katılanın bilgisi ve rızası dışında düzenlenen suça konu taahhütnamelere sahte imza atıp 2 adet cep telefonu aldığı ancak olayda kullanılan nüfus cüzdanı fotokopisinin onaylı olmaması nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağından dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin gerçekleşmediği kabul edilerek özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... (...) ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1.Dosya kapsamına göre, katılanın nüfus cüzdanının fotokopisini kullanarak kendisini katılan olarak tanıtıp katılan adına kayıtlı hatların borçlarını ödeyerek diğer sanık ...'yi aldatan sanık ...'in katılanın aleyhine kendisine haksız menfaat temin ettiği anlaşılmış, Tebliğnamedeki dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın eylemini nüfus idaresinin maddi varlıklarından olan "nüfus cüzdanı"nın fotokopisini kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin isabetsiz gerekçeyle suçun niteliğinde hataya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
3. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında
tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki düzenleme uyarınca, sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde
yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile "Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir." hükmü gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
5. Kabule göre de;
a)Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
b)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
c)Adli emanet memurluğunun 2013/285 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ... (...) ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2013/146 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararına yönelik katılanın vekilinin temyiz isteği yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28984, K. 2023/7035, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama