KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/2934 E., 2024/1762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/760 E., 2016/149 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2011 tarihli ve 2011/1 Esas, 2011/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 22.07.2011 tarihinde itirazın reddi kararı üzerine usûlüne uygun olarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/760 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. ... ilinde yaşayan ve nakliye işi ile uğraşan sanığın kamyonunun muayene süresinin geçmesi üzerine arkadaşlarından Erzurum ilinde sigortacılık yaptığını öğrendiği ve hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen Hulusi isimli, başkaca kimlik bilgilerini bilmediği şahsın telefonunu
aldığı, bu şahsa 300,00 TL para ile sadece aracın ruhsatını göndererek aracın 14.05.2010 - 14.05.2011 dönemine ait muayenesini yaptırdığı, 06.11.2010 tarihinde yapılan trafik kontrolünde söz konusu muayene işleminin sahte olduğunun belirlendiği, sanığın sahte şekilde üretilmiş resmi belgeyi bu özelliğini bilerek kullandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmemiş, belgenin sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
3. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 15.12.2010 tarihli; "... inceleme konusu muayene pulunun sahte olduğu, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, iğfal (aldatma) kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Ekspertiz Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 06.11.2010 tarihli cevabi yazısında, söz konusu araca ait TUVTURK Araç Muayene İstasyonları genelinde herhangi bir muayene kaydının tespit edilmediği belirtilmiştir.
5. Sanığın, hakkında verilen ve beş yıl süreyle denetime tabi tutulduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra, denetim süresi içinde, yeniden kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmıştır.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hüküm tarihinde Gölpazarı Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanık, hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı davranılması, kesin hukuka aykırılık sebebi olarak belirlenmiştir. 2. Kabul ve uygulama yönünden;
a.
Belgede sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, sahte belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin Hâkime ait olduğu, suça konu belge üzerinde Mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı gibi belge aslının denetime imkân verecek şekilde dava dosyası arasına alınmadığı anlaşılmakla, Mahkemece suça konu belge üzerinde inceleme ve gözlem yapılması,
özellik ve unsurlarının tutanağa yansıtılması ve aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadığı hususunda görüş belirtilmesi ve denetime imkân verecek şekilde dava dosyasına eklenmesi ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
b.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere;
“... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/760 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/2934, K. 2024/1762, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama