KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/30386 E., 2024/2640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/308 E., 2016/103 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/308 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar hakkında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararları verilmesi gerektiğine, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersizliğine, 3. Sanıklar hakkında seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan, olumsuz kişilikleri, suçun işlenmesindeki özellikler, tekrar suç işlemeyecekleri konusunda Mahkemede olumlu kanaat oluşmama nedenleriyle lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Eylemler tek suçu teşkil ettiği hâlde iki ayrı suçtan hükümler kurulmasının Kanun'a aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçlara iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı hâlde sanık hakkında mahkûmiyet hükümlerinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... ile...baba oğuldurlar, sanık ... ile katılanın katılana ait bağımsız dairenin 100.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıkları, taşınmaz üzerinde ipotek bulunması nedeni ile taşınmazın tapuda devri esnasında 50.000,00 TL ve kalan 50000,00 TL'nin de ipoteğin kaldırılmasını müteakip verilmesi ve ipotek kaldırılıncaya kadar katılan tarafından sanık ...'e 30.000,00 TL bedelli bir senet verilmesi konusunda 30.12.2013 tarihli bir sözleşme yaparak imzaladıkları, sözleşme gereği katılanın sanığa teminat amaçlı suça konu senedi 30.000,00 TL bedelli olarak verdiği,
ancak ipotek kaldırılmış olmasına rağmen sanık ...’in senedi kaybettiğini beyan ederek katılana iade etmediği, daha sonra sanık ...’in kendisinden demir doğrama işi nedeniyle 5.000,00 TL alacaklı olan sanık ...’den, suça senet bedelini tahsil ettikten sonra kendisine olan borcunu ödeyeceğini söyleyerek oğlu sanık ... lehine ciro etmesini istediği, sanık ...’in de senedi bu şekilde ciroladığı,
sanık ...’in senedi oğlu ...'ya verdiği sanık ...’nın da senetteki 30.000,00'in önüne 1 rakamı ile otuz bin yazısının önüne yüz yazısını ekleyip 130.000,00 TL lik senet hâline getirip lehtar olarak sanık ...’un adını yazıp Ankara Batı 7. İcra Dairesinin 2014/6152 esas sayılı dosyası üzerinden katılan aleyhine icra takibine koyduğu, katılanın itirazı üzerine takibin 100.000,00 TL lik kısmının durduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık ... çeki katılana iade ettiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık ... çekin kendisine sanık ... tarafından, kendisine sattığı canlı hayvan karşılığında verildiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Sanık ... her aşamada çeki, sanık ...’in talebi üzerine ve kendisinden demir doğrama işinden doğan 5.000,00 TL alacağını tahsil edebilme amacıyla sanık ...’ya ciro ettiğini, çek üzerinde ciranta sıfatı dışında herhangi bir yazısının bulunmadığını, daha önce senet düzenlemediğinden senedi cirolamak suretiyle bir anlamda borçlandığını anlayamadığını ve suç işleme kastıyla hareket etmediğini savunmuştur.
5. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup çeki 30.000,00 TL bedelli olarak düzenleyip kendisinin imzaladığını ve sanık ...'e taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında teminat olarak teslim ettiğini ancak sanık ...'in, senedi kaybettiğini söyleyerek iade etmediğini, bilahare senedin 130.000,00 TL bedelli olarak ...n oğlu sanık ... tarafından icra takibine konulduğunu, itirazı üzerine takibin 100.000,00 TL lik kısmının durduğunu, sanık ...'i ise hiç tanımadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
6. Ankara Batı İcra Hukuk Mahkemesinin, 2014/223 Esas sayılı dava dosyası üzerinden temin olunan 22.07.2014 tarihli Bilirkişi Raporunda; suça konu senedin 30.000,00 TL lik bedeli önüne 1 rakamının ilave edildiği ve yüz otuz bin yazısının yazıldığı beyan edilmiştir.
7. Soruşturma aşamasında dava dosyasına temin olunan 26.06.2014 tarihli Bilirkişi Raporu'nda; "Senette alacaklı ve ödeme bilgilerinin yer aldığı, “14.01.2014, 05.02.2014, 130.000, beş şubat ikibin ondört Yüz otuz bin, ...” düzenleme yazıları, ...’un ELİNDEN ÇIKTIĞI" görüşüne yer verilmiştir.
8. Sanık ... ile katılan arasında, katılana ait taşınmazın devrine ilişkin tanzim edilen 30.10.2013 tarihli Satış Protokolü ile Sincan Tapu Müdürlüğünün, taraflar arasındaki taşınmaz devrine ilişkin olarak tanzim olunan 30.12.2013 tarihli ve 36918 Yevmiye No'lu Resmi Senet sureti dava dosyasında bulunmaktadır.
9. Mahkemece, suça konu senedin duruşmada incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, kanunî unsurlarının bulunduğunun belirlendiği ve aldatma niteliğini haiz olduğu görüşünün açıklandığı belirlenmiştir.
10. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen deliller ile tüm dosya kapsamı itibarıyla dava dosyası tekemmül ettirilerek fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında, sanıkların güncel adli sicil kayıtları itibarıyla suça eğilimli kişilikleri karşısında Mahkemede olumlu kanaat oluşmadığı şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/308 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30386, K. 2024/2640, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama