KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/30440 E., 2024/2924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/130 E., 2016/98 K.
- Suçlar
- Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
...17. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına 2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bendi, 35, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.)
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi gerekçesizdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın tahrifat suretiyle sahteleştirilmiş suça konu çeki bankaya tahsil için ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmış,...Polis Kriminal Laboratuvarının 21.01.2013 tarihli uzmanlık raporunda çekin hakiki olduğu,
matbu bölümlerinin evvelce aynı yerlerde bulunan ibarelerin fiziksel yolla silinmesinden sonra husule getirilmiş olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaati bildirilmiş, suça konu çek mahkemesince incelenmiş, zorunlu unsurlarının tamam olduğu tespit edilmiş, sanık suçlamaları kabul etmemiş, suça konu çeki vermiş olduğu mal karşılığı ... isimli şahıstan aldığını savunmuş, ... mahkemesince tanık olarak dinlenmiş, sanığı tanıdığını ancak hiçbir ticari ilişkisi olmadığını kendisinin ilaç mümessili olduğunu, sanığa verdiği borcu da geri alamadığını beyan etmiş, sanık aralarındaki ticari ilişkiye dair belge sunamamış,
mahkemesince suça konu çek incelenmiş unsurlarının tam olduğu tanığın çekte cirosunun bulunmaması, sanığın savunmasını delillendirememesi, savunmalarının mahkemeyi oyalamaya yönelik olduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...17. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30440, K. 2024/2924, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama