KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/3075 E., 2023/10815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/414 E., 2016/142 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/414 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanık ...’nin, Suudi Arabistan’a çalışmak için gitmek istediği ancak vize için yaş şartının 21 olduğu kendisinin ise 20 yaşında olduğu, sanığın yaş büyüterek yurt dışına adam çıkardığını duyduğu için sanığın yanına gittiği ve onun yönlendirmesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde yaş büyütme davası açtığı, Mahkeme’nin hastaneye sevk yazısı ile hastaneye gittiği, sağlık kurulu muayene kağıdını aldıktan sonra sanığa gittiği ve kağıdı sanığa verdiği, kağıdı geri almak için sanığa tekrar gittiğinde Radyoloji Uzm. Uzm. Dr. M. ... ...’a ait yazı, imza ve kaşe yazılı, diğer bölümler boş olarak kendisine verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmemiş ancak Ali'nin yanına gelerek yurt dışına gitmek istediğini, gerekli olan belge ve şartları belirtip bir kâğıda yazıp bunları getirmesi hâlinde vize işlemlerini başlatabileceğini söylediğini beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanık ... ile sağlık kurulu raporunda imzası bulunan doktorlar ve Uzm. Dr. M. ... ...'ın beyanı dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık ...'nin hazırlık aşamasındaki anlatımı ile sanık ...'in, Ali'nin kendisine vize işlemleri için başvurduğu şeklindeki beyanı, dinlenen tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/414 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/3075, K. 2023/10815, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama