KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/30862 E., 2024/2645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/361 E., 2016/39 K.
- Suç
- Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/361 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; soruşturma aşamasında zararı gidermek istediği halde bu imkân sağlanmayarak kovuşturma aşamasında zararı giderdiğinden bahisle aleyhine olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının tatbik edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde sahibinden.com adlı internet sitesinde satılık cep telefonu ilânı verdiği, katılanın bu ilânı görerek yüz yüze gelmeksizin sanıkla iletişim kurduğu, sanığın sözde telefonu kargo ile yollayacağı vaadiyle katılandan 740,00 TL haksız menfaat temin ettiği anlaşılmıştır 2. Sanığın telefon numarasının değişmesi nedeniyle katılana ulaşamadığını savunduğu ve katılanın zararını kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmıştır. 3. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemesince temel ceza tayin edilirken hapis cezası alt sınırdan kurulmasına rağmen, adli para cezasının alt sınırın da altında kalacak şekilde belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30862, K. 2024/2645, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama