KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/3270 E., 2021/6372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahte fatura düzenleme
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Sanığın talimat mahkemesince 06.10.2015 tarihinde alınan savunmasında bildirdiği adresin “... ... mahallesi ... sokak no:46 daire 2” olmasına karşın gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı adresin “no: 44” olması nedeniyle yapılan tebliğ işleminin usul olduğu anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek; ayrıca suçtan zarar gören kurum adına vekilinin dosya içerisinde yer alan 08.05.2013 tarihli dilekçesindeki katılma talebi konusunda herhangi bir karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunan müştekinin aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Katılan vekilinin 16.03.2016 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz isteminin yalnızca vekalet ücretine, sanığın temyiz isteminin ise mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın her takvim yılındaki eylemlerinin ayrı ayrı zincirleme biçimde işlenmiş suçları oluşturacağı gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri de uygulanmaksızın tek suçtan hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkeme’nin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/3270, K. 2021/6372, 14 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama