KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/33314 E., 2025/16233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/19 E., 2016/108 K.
- Suçlar
- Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme, düzelterek onama
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2-Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
26/10/2006 tarihinde ...'in bozdurmak amacı bankaya getirdiği keşidecisi ... olan, ...'na ait ... numaralı çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı, suça konu çekte sadece ...'in cirosunun bulunduğu, ...'in bu çeki ...'ten, ...'in ...'dan, ...'ın ... ...'den, ... ...'nin ...'ten, ...'ün ise sanık ...'ten aldığına dair beyanda bulundukları, sanığın soruşturma aşamasında çek alıp vermediğini, borcunun olmadığını beyan ettiği, mahkemede alınan beyanlarında ise ...'ün kendisinden hatır çeki bulup bulamayacağını sorduğunu, bunun üzerin tefecilik yapan ve birkaç defa borç para aldığı ...'a telefon açarak ...'e çek vermesini söylediğini, çekin düzenlenmesinde herhangi bir katkısının olmadığını söylediği, ...'a ulaşılamadığından beyanının alınamadığı olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği hususu da dikkate alındığında; ...'in aşama beyanları ve dosya kapsamına göre sanığın önceden doğan borcuna karşılık verdiği çekin sırası ile ..., ..., ..., ... ve son olarak ...'e devredildiği, ...'ün sanık ile iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair dava açılmadığı gibi dosya kapsamında da iştirak iradesi ile hareket ettiklerine dair her türlü kuşkudan uzak ve somut delil olmaması, yine sanığın katılan ...'e karşı aldatmaya yönelik herhangi bir eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi;
Kabule göre de;
Suçtan elde edilen menfaatin 4000 TL olduğu ve adli para cezasının tayininde bu miktarın esas alınması gerektiği gözetilmeden fazla adli para ceza tayin edilmesi;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33314, K. 2025/16233, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama