KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/34785 E., 2024/465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/242 E., 2016/32 K.
- Suçlar
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
1. Sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde iki aşamalı tebliğ işleminin yapıldığı, önce Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre beyan ettiği adrese gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, bila tebliğ iadesi üzerine MERNİS adresine 21.03.2016 tarihinde usulüne uygun tebligatın yapıldığı, ancak gerekçeli kararın son paragrafında ''tebliğden itibaren'' temyiz süresinin başlayacağı ihtarının bulunmadığı belirlendiğinden sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin (1) numaralı paragraftaki açıklama çerçevesinde süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2014 tarihli ve 2014/845 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Adana Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.Yetkisizlik kararı üzerine Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2014/242 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; suça konu çeki sahte olduğunu bilmeden önceden beri tanıdığı...'dan aldığına, bu duruma Bülent adlı bir kişinin de tanık olduğuna, bu kişinin tanık olarak dinlenmesi için kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın yasal unsurları haiz, gerçek bir çekten tamamen sahte olarak üretilmiş, 6.250,00 TL tutarlı çeki vererek mağdurdan hayvan gübresi satın aldığı, çekteki ikinci ciranta ... yazı ve imzasının sahte olduğu, ayrıca sanığa atfen atılan cironun sanığın eli ürünü olduğu, sahte çekin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık, suça konu çeki mağdurun huzurunda ölen...'dan aldığını öne sürmüş olmasına rağmen bu savunma mağdur tarafından doğrulanmamıştır. 3. Mahkemesince sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın her iki suçtan da mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında 30.10.2012 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu çekin sanık tarafından katılana verildiği 15.10.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hüküm fıkrasında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu sahte çekin dosyada delil olarak saklanması yerine bankaya iade edilmesine karar verilmesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinin (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında ''bankaya İADESİNE'' ibaresinin çıkarılarak ''dosyada delil olarak saklanılmasına'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/34785, K. 2024/465, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama