İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY KARARI

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/35312 K.2022/21013

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2014 tarihli ve 2014/1052 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden mahallinde her zaman…

Esas2021/35312Karar2022/21013Tarih27 Aralık 2022Okuma6 dk · 1.222 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/35312 E., 2022/21013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2022
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Hükümler
Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Temyiz edenler
Sanık ..., sanık ..., sanık ... ve müdafisi, sanık ..., sanık ... ve müdafisi, sanık ..., sanık ... müdafisi, sanıklar ... ve ... müdafisi, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafisi, sanık ..., sanık ... müdafisi, katılan vekili
Tebliğnamedeki düşünceler
Ret, onama, bozma, iade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.222 kelime·6 dk okuma

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2014 tarihli ve 2014/1052 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1)Sanıklar ... ve ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyizin incelenmesinde;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; sanık müdafilerinin temyiz talebinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile mercisinde incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

2) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerin incelenmesinde;

6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca, sanıklar hakkında doğrudan hükmedilen 1.500 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte olduğundan, katılan vekili, sanık ..., sanık ... müdafisi, sanık ... müdafisi temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

3) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine; sanıklar ... ve ... hakkında "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan kurulan mahkumiyet; Sanık ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan kurulan Mahkumiyet; Sanık ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizin incelenmesinde;

A) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...

, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçu açısından yapılan değerlendirmede.

Sanık ...'nun Bucak'ta kısa bir süre mermer işiyle uğraştığı, sanık ...'ın da Bucak'ta belediyeye ait Gezi Parkında iş yerini 01.01.2009 - 31.12.2011 tarihleri arasında kiraladığı, sanık ...'nun Bucak'tan sonra mermerle ilgili işi Antalya'da sürdürdüğü, ...'ın da Gezi Parkında salep ve dondurma işini 2010 yılı yaz aylarına kadar sürdürdüğü, daha sonra iş yerinde faaliyetine devam etmediği, suç tarihlerinde ... ve ...'ın söz konusu iş yerlerinin kapalı çalışmaz halde bulunduğu,

her iki sanığın muhasebeciliğini de sanık ...'nün yaptığı, sanıklar ..., ... ve ... ve ...'ın sigorta ve bağkur işlemleri ile ilgili takip bürosu çalıştırdıkları, diğer sanıkların gerçekte söz konusu iş yerlerinde fiilen çalışmadıkları halde, sanıklar ... ve ...'ın bilgisi tahtında muhasebeci sanık ... tarafından iş yerinde çalışıyormuş gibi diğer sanıkların işe giriş bildirgelerini SGK'na verdiği katılan ... zarara uğrattıkları bu şekilde kamu kurumu ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması,

kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması,

primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıklara atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,

B) Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu açısından yapılan değerlendirmede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/4. maddesindeki “ iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.” şeklindeki düzenlemenin gereği yerine getirilmediği,

resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden iddianamede anlatım bulunmadığı dolayısıyla resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılmış bir davanın bulunduğundan bahsedilemeyeceği gözetildiğinde, CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı.

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2014 tarih ve 2014/785 Esas sayılı iddianamesinin anlatımına göre kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

C)Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu açısından yapılan değerlendirmede; sanığın iş yeri bulunmadığı ve faaliyette olmadığı halde SGK'ya muhasebecisi sanık ... aracılığıyla internet üzerinden işe giriş bildirgesi verilen somut olayda, işe giriş bildirgesinin elektronik olarak sunulduğu Sosyal Güvenlik Kurumunca da sistem üzerinden tali bir kısım işlemlerin yapılması gerektiği nazara alındığında, Mahkemece resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluştuğu kabulü ile hüküm verilmiş ise de;

yapılan değerlendirmede işe giriş bildirgesinin, sisteme giriş yapan ilgilinin gerçek kimliği ile işlem yapmakla birlikte, verinin içeriğinin doğru olmaması nedeniyle özel belgede fikri sahtecilik suçunu oluşturacağı düşünülebilirse de Türk Ceza Kanununda özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması ve elektronik ortamda verilen işe giriş bildirgesinin sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz olmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunun da oluşmayacağı; sisteme veri yerleştirme suçu açısından yapılan değerlendirmede ise;

hukuka aykırı olarak girilen sisteme, veri sağlayıcısı tarafından izin verilmeyen şekilde veri girişi yapmak ya da veri taşıma araçları ile yükleme yapmak gerektiği; somut olayda sanığın şifre kullanarak sisteme veri yüklediği ve şifreyi hukuka aykırı bir şekilde elinde bulunduran kişi konumunda olmadığı, e-bildirge içeriğine doğru olmayan verileri yerleştirmesi sonucu kuruma elektronik ortamda gerçek olmayan bir veri iletmekten ibaret eyleminin sisteme veri yerleştirme suçunu da oluşturmayacağı; eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinde ise;

resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulmasında kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluluğu gerekli ise kişinin beyanına itibar edilemeyeceği, kişinin bu beyanını içeren belge de ispat aracı olarak kullanılamayacağından, aynı zamanda elektronik ortamdaki veri girişinin muhatabı bilgisayar sistemi olup, TCK'nin 6. maddesindeki tanıma uyan bir kamu görevlisi bulunmadığı gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli, 2013/542 Esas ve 2014/153 Karar sayılı kararına göre, bu beyan sonucunda düzenlenen,

öz ve biçimsel unsurları tam olan bir resmî belge de bulunmadığından, sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmayacağı anlaşıldığından, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,

D)Sanıklar ..., ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan Nüfus kaydına göre hükümden sonra sanık ...'nün 29.11.2016, sanık ...'ın 18.03.2021 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, E) Kabule göre de;

Sanıklar ... ve ...'ya isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümlerden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. Maddesi ile eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden,

02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı karar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. Maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Yasaya aykırı, katılan vekili, sanık ... müdafisi, sanık ..., sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafisi, sanık ... ve müdafisi, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafisi, sanık ... müdafisi, sanık ..., sanık ... ve müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35312, K. 2022/21013, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35312
Karar No
2022/21013
Tarih
27 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/35328 K.2022/21101
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/35346 K.2022/23896
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/35368 K.2022/23754
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/35370 K.2022/25497
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/35405 K.2022/21150
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/35449 K.2022/26100

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.