KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/35600 E., 2021/9835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2008 tarih ve 2008/11341 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.02.2009 tarihli, 2008/111 Esas ve 2009/18 Karar sayılı ilamı ile sanığın cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu, hükmün temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25.03.2014 tarih, 2012/14563 Esas ve 2014/5464 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet hükümlerinin onanmasına dair karar verilerek kararın kesinleştiği, sanığın 28.10.2015 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda 12.07.2018 tarihinde verilen beraat hükmün katılan vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesindeki, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.
(Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." düzenlemesi karşısında; incelemeye konu hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 04.11.2021 tarihinde üye ... ve üye ... ...'nın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 04.11.2021 tarih, 2021/35600 Esas, 2021/9835 Karar sayılı İade yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
A) UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu daha önce Temyiz Kanun Yolu ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen hükümden sonra (20.07.2016 tarihinden sonraki dönemde) yargılamanın yenilenmesi yoluyla kurulan yeni hükmün temyiz mi yoksa istinaf kanun yoluna mı tabi olduğuna ilişkindir.
B) SOMUT OLAYDAKİ YARGISAL SÜREÇ
İlk olarak İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2009 tarih 2008/111 Es., 2009/18 Kr. sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına dair verilen hüküm kapatılan Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25.03.2014 tarih 2012/14563 Es, 2014/5464 Kr sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Anılan kararın kesinleşmesinden sonra yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine aynı mahkemece 12.07.2018 tarih, 2015/11 Es, 2018/305 Kr sayı ile yeniden hüküm kurulduğu, bu hükmünde temyiz talebi ile Dairemize intikal ettiği görülmektedir.
C)YASAL DÜZENLEME
Bölge Adliye Mahkemelerinin zaman itibarıyla yetkisini belirleyen 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır” denilmektedir.
D) DEĞERLENDİRME
Yukarıda belirtildiği üzere sanığa atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin deliller yerel mahkemece takdir edilmiş ayrıca temyiz kanun yoluyla üst mahkeme olan Yargıtayca denetlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurulması halinde bu hükmünde Temyiz Kanun Yoluna tabi olması gerekir.
Dikkat edilirse maddede bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurmuş olan hükümler hakkında temyiz kanun yolunun uygulanacağı açıkca belirtilmiştir. Diğer bir deyişle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından sonra verilen hükümlerle ilgili olarak -öncesinde temyiz incelemesine tabi olmamak koşuluyla- öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir.
Yani Yargıtay Ceza Daireleri ve Ceza Genel Kurulu tarafından karara bağlanmış olan dava dosyaları bakımından hiçbir şekilde Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen istinaf kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Bu dava dosyaları hakkında ilk derece mahkemelerince direnme veya yeniden hüküm kurmak suretiyle verilen kararlar hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununca yalnızca temyiz kanun yoluna başvurulması mümkündür.
Çünkü; daha önceden temyiz kanun yoluyla Yargıtay incelemesinden geçen hüküm ile 20.07.2016 tarihinden sonra yargılanmanın yenilenmesi yoluyla yeniden hüküm kurulsa dahi her iki hüküm aynı fiil ve faile ilişkin yargısal değerlendirmeleri içermektedir. Diğer bir deyişle hüküm tarihleri farklı olsa dahi hükümlerin konusu fiil ve fail olarak aynıdır. Yani aynı kamu davasında verilmiş farklı tarihli hükümlerdir.
Yargılamanın yenilenmesi suretiyle yeniden kurulan hüküm daha önceden verilen kesin hükmün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla Yargıtay denetiminden geçen hükme yönelik yeniden yargılanma sonucu kurulan hükmün daha güvenceli olan yüksek mahkemece incelenmesi zorunludur.
Nitekim emsal nitelikteki Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.07.2017 tarih 2017/867 Es, 2017/4799 Kr sayılı içtihadında da 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine doğru anlam verilmek suretiyle yargılamanın yenilenmesinde yeni bir hüküm verilinceye kadar önceki hükmün geçerliliğini koruduğuna işaret edilmiş, şüpheden kesin hüküm faydalanır (in dubio pro res judicata) denilerek ilk verilen kesin hükmün -yargılamanın yenilenmesi suretiyle verilen yeni hüküm kesinleşinceye kadar- üstünlüğünü koruduğu belirtilmiştir.
Bu görüş teoride de doğru bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. (Prof. Dr. Ersan Şen- Av. Mehmet Vedat Ervan, Ceza Muhakemesinde Yargılamanın Yenilenmesi, 19.10.2020 tarih, sen. av. tr/tr/makale)
Aksi görüşün kabulü halinde Yüksek Mahkemenin denetiminden geçerek Onanmak suretiyle kesinleşen hükmü ortadan kaldıran ve yargılamanın yenilenmesi yoluyla verilen yeni hükmün denetlenmesi daha az güvenceli olan istinaf kanun yoluna bırakılmış olacaktır. Bu durum muhakeme hiyerarşisine de aykırıdır. (Prof. Dr. Ersan Şen Ceza Muhakemesinde Yargılamanın Yenilenmesi ve Yeni Kararın Denetimi 09.12.2021 tarih, www.hukukihaber.net) Özellikle bölge adliye mahkemesince kesin olarak sonuçlandırılan hükümler bakımından sanığın adil yargılanma hakkı da ihlal edilmiş olacağı gibi ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin Yargıtay iradesine aykırı davranmasının yolunu açacak içtihat birliğine de zarar verecektir.
Bu sebeplerle sayın çoğunluğun İade yönündeki görüşüne katılmıyorum. 04.11.2021
KARŞI OY
A)UYUŞMAZLIK KONUSU
Uyuşmazlığın konusu mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine Yargıtay ilgili dairesinin Onama Kararı ile kesinleştiği tarihten ve Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyet başladığı 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra "Yeniden Yargılanma" yoluyla iptali sonrası verilen yeni hükmün yasa yolunun istinaf mı yoksa temyiz yasa yolu mu olduğudur.
B)SOMUT OLAYDAKİ AŞAMALAR
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2008 tarih ve 2008/11341 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.02.2009 tarihli, 2008/111 Esas ve 2009/18 Karar sayılı ilamı ile sanığın cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu, hükmün temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25.03.2014 tarih, 2012/14563 Esas ve 2014/5464 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet hükümlerinin onanmasına dair karar verilerek kararın kesinleştiği, sanığın 28.10.2015 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda 12.07.2018 tarihinde verilen beraat hükmünün katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
C)YASAL DÜZENLEME
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2'nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altınca fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 01.07.2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35600, K. 2021/9835, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama