KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/36657 E., 2024/9041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/595 E., 2019/317 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2012/1390 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz istemleri, hukuki ihtilaf olduğu ve suç unsurları oluşmadığından sanıkların beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'nün oto pazarında tanıştığı katılanın aracını 20.250,00 TL bedelle almak için anlaştığı, katılana iş yerinde parasını vereceklerini söylediğinden katılanın aracını noterde sanık ...'ye sattığı, sonra birlikte sanıkların iş yerine gittikleri, sanıkların katılana 3.250,00 TL nakit olarak verdikleri, arta kalan parayı ise EFT yoluyla hesabına göndereceklerini söyledikleri, ayrıca katılanı inandırmak amacıyla sanık ...'nün imzaladığı 20.250,00 TL bedelli teminat senedini verdikleri, ancak katılanın kalan parasını alamadığı, katılanın daha sonra çevrede yaptığı araştırmada dolandırıldığını anladığı, sanıkların benzer şekilde soruşturmalarının olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Sanıklar suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3.Taraflar arasındaki adli satış sözleşmesi, teminat senedi fotokopisi, noter satış sözleşmesi dosya içerisindedir.
4.Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
5.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ve sanık ...'nün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafii ve sanık ...'nün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/36657, K. 2024/9041, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama