KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/3816 E., 2024/3986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1572 E., 2016/462 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/1572 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; talebi olduğu hâlde barodan müdafii görevlendirilmesine yönelik işlem yapılmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Parada sahtecilik suçundan yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan sanığın, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak İ.Y.'nin kimlik bilgilerini ihtiva eden suça konu sürücü belgesini ibraz ederek kendisini İ.Y. olarak tanıtmak suretiyle İ.Y. aleyhinesöz konusu suçtan soruşturma yapılmasına neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığa yüklenen eylemlerin resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi i Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde öngörülen yasal hakları kendisine hatırlatılan sanığın, müdafii talebinin bulunmadığı, kovuşturma aşamasındaki sorgusunun usulüne uygun olarak yapıldığı, savunma hakkını kısıtlayacak bir durumun bulunmadığı ve mükerrir olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Mahkemece, adli emanet memurluğunun 2015/1574 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin akıbeti hakkında ayrıca karar verilmesi mümkün olduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen ve sübutu kabul edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/3816, K. 2024/3986, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama