KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/38978 E., 2021/12969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkemenin 27.09.2018 tarih, 2018/403 Esas ve 2018/607 Karar sayılı ilamıyla verilen hükmünün CMK'nin 323/1 maddesi uyarınca onaylanmasına ve hükmün aynen infazına
Karar Metni
1.453 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2010 tarihli 2010/6656 Esas ve 2010/1111 nolu iddianamesi ile sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli, 2018/403 Esas ve 2018/607 Karar sayılı ilamı ile sanığın cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli, 2019/76 Esas ve 2019/1376 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,
Sanık müdafisinin yargılamanın yenilenmesi talebinin mahkemece 08.11.2019 tarihli ek karar ile reddine karar verildiği, sanık müdafisinin bu karara itirazı üzerine; Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli, 2018/403 Esas ve 2018/607 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verildiği, sanık hakkında yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli, 2018/403 Esas ve 2018/607 Karar sayılı ilamının onaylanmasına ve hükmün aynen infazına karar verildiği, bu kararın sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verdiği anlaşılmıştır.
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.
(Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlenme karşısında; somut olayda incelemeye konu hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine verilmiş yeni bir hüküm olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 21.12.2021 tarihinde Başkan vekili ... ile üye ...'nın karşı oylarıyla ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 21.12.2021 tarih, 2021/38978 Esas, 2021/12969 Karar sayılı İade yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
A) UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu daha önce Temyiz Kanun Yolu ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen hükümden sonra (20.07.2016 tarihinden sonraki dönemde) yargılamanın yenilenmesi yoluyla kurulan yeni hükmün temyiz mi yoksa istinaf kanun yoluna mı tabi olduğuna ilişkindir.
B) SOMUT OLAYDAKİ YARGISAL SÜREÇ
İlk olarak Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarih 2018/403 Es., 2018/607 Kr. sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına dair verilen hüküm Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarih, 2019/76 Es, 2019/1376 Kr sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Anılan kararın kesinleşmesinden sonra yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine aynı mahkemece 08.11.2019 tarihli ek kararı ile reddine karar verildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli, kararı ile itirazın kabulüne karar verilerek red kararının kaldırıldığı, yapılan yargılama sonunda Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarih, 2018/403 Es ve 2018/607 Kr sayılı ilamının onaylanmasına ve hükmün aynen infazına karar verildiği, bu hükmünde temyiz talebi ile Dairemize intikal ettiği görülmektedir.
C)YASAL DÜZENLEME
Bölge Adliye Mahkemelerinin zaman itibarıyla yetkisini belirleyen 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır” denilmektedir.
D) DEĞERLENDİRME
Yukarıda belirtildiği üzere sanığa atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin deliller yerel mahkemece takdir edilmiş ayrıca temyiz kanun yoluyla üst mahkeme olan Yargıtayca denetlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurulması halinde bu hükmünde Temyiz Kanun Yoluna tabi olması gerekir.
Dikkat edilirse maddede bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurmuş olan hükümler hakkında temyiz kanun yolunun uygulanacağı açıkca belirtilmiştir. Diğer bir deyişle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından sonra verilen hükümlerle ilgili olarak -öncesinde temyiz incelemesine tabi olmamak koşuluyla- öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir.
Yani Yargıtay Ceza Daireleri ve Ceza Genel Kurulu tarafından karara bağlanmış olan dava dosyaları bakımından hiçbir şekilde Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen istinaf kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Bu dava dosyaları hakkında ilk derece mahkemelerince direnme veya yeniden hüküm kurmak suretiyle verilen kararlar hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununca yalnızca temyiz kanun yoluna başvurulması mümkündür.
Çünkü; daha önceden temyiz kanun yoluyla Yargıtay incelemesinden geçen hüküm ile 20.07.2016 tarihinden sonra yargılanmanın yenilenmesi yoluyla yeniden hüküm kurulsa dahi her iki hüküm aynı fiil ve faile ilişkin yargısal değerlendirmeleri içermektedir. Diğer bir deyişle hüküm tarihleri farklı olsa dahi hükümlerin konusu fiil ve fail olarak aynıdır. Yani aynı kamu davasında verilmiş farklı tarihli hükümlerdir.
Yargılamanın yenilenmesi suretiyle yeniden kurulan hüküm daha önceden verilen kesin hükmün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla Yargıtay denetiminden geçen hükme yönelik yeniden yargılanma sonucu kurulan hükmün daha güvenceli olan yüksek mahkemece incelenmesi zorunludur.
Nitekim emsal nitelikteki Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.07.2017 tarih 2017/867 Es, 2017/4799 Kr sayılı içtihadında da 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine doğru anlam verilmek suretiyle yargılamanın yenilenmesinde yeni bir hüküm verilinceye kadar önceki hükmün geçerliliğini koruduğuna işaret edilmiş, şüpheden kesin hüküm faydalanır (in dubio pro res judicata) denilerek ilk verilen kesin hükmün -yargılamanın yenilenmesi suretiyle verilen yeni hüküm kesinleşinceye kadar- üstünlüğünü koruduğu belirtilmiştir.
Bu görüş teoride de doğru bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. (Prof. Dr. Ersan Şen- Av. Mehmet Vedat Ervan, Ceza Muhakemesinde Yargılamanın Yenilenmesi, 19.10.2020 tarih, sen. av. tr/tr/makale)
Aksi görüşün kabulü halinde Yüksek Mahkemenin denetiminden geçerek Onanmak suretiyle kesinleşen hükmü ortadan kaldıran ve yargılamanın yenilenmesi yoluyla verilen yeni hükmün denetlenmesi daha az güvenceli olan istinaf kanun yoluna bırakılmış olacaktır. Bu durum muhakeme hiyerarşisine de aykırıdır. (Prof. Dr. Ersan Şen Ceza Muhakemesinde Yargılamanın Yenilenmesi ve Yeni Kararın Denetimi 09.12.2021 tarih, www.hukukihaber.net) Özellikle bölge adliye mahkemesince kesin olarak sonuçlandırılan hükümler bakımından sanığın adil yargılanma hakkı da ihlal edilmiş olacağı gibi ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin Yargıtay iradesine aykırı davranmasının yolunu açacak içtihat birliğine de zarar verecektir.
Bu sebeplerle sayın çoğunluğun İade yönündeki görüşüne katılmıyorum. 21.12.2021
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 21.12.2021 tarih, 2021/38978 Esas, 2021/12969 Karar sayılı İade yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıda belirteceğim sebeplerden dolayı katılmıyorum.
A) UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu daha önce Temyiz Kanun Yolu ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen hükümden sonra (20.07.2016 tarihinden sonraki dönemde) yargılamanın yenilenmesi yoluyla kurulan yeni hükmün temyiz mi yoksa istinaf kanun yoluna mı tabi olduğuna ilişkindir.
B) SOMUT OLAYDAKİ YARGISAL SÜREÇ
İlk olarak Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarih 2018/403 Es., 2018/607 Kr. sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına dair verilen hüküm Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarih, 2019/76 Es, 2019/1376 Kr sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Anılan kararın kesinleşmesinden sonra yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine aynı mahkemece 08.11.2019 tarihli ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli, kararı ile itirazın kabulüne karar verilerek red kararının kaldırıldığı, yapılan yargılama sonunda Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarih, 2018/403 Es ve 2018/607 Kr sayılı ilamının onaylanmasına ve hükmün aynen infazına karar verildiği, bu hükmün de temyiz talebi ile Dairemize intikal ettiği anlaşılmıştır.
C)YASAL DÜZENLEME
Bölge Adliye Mahkemelerinin zaman itibarıyla yetkisini belirleyen 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır” denilmektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/38978, K. 2021/12969, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama