KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39050 E., 2025/14344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/62 E., 2018/46 K.
- Suç
- Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ön inceleme ve temyiz gerekçeleride nazara alınarak takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2018 tarihli ve 2015/473 Esas, 2018/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 10... ay hapis ve 3.338.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2018/62 Esas, 2018/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve C.Savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği.
Yargıtay Ceza Genel Kurul kararı ile yerel mahkemenin ceza tayinine ilişkin kısımda mahkemece somut bir gerekçe gösterilmeden sanığın mahkumiyetine hükmedildiğini, yerel mahkemenin hükmünün gerekçe bazında Anayasa ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarıyla çelişki ihtiva ettiğini, sanığın mağdurların denetleme imkanını ortadan kaldırmadığını, gerek katılanlar ile gerekse bağımsız denetleme kurumlarınca sanığın gerçekleştirdiği iddia edilen olayların basit bir kontrol ile ortaya çıkartılabileceğini, maaş bordrolarında ve ödeme tablolarında katılan ... ile şirket yetkilisi ...'nin imzalarının bulunduğunu,
katılanların yapılan ödemelerden haberdar olduklarını, şartları oluşmasına rağmen TCK'nın 62.maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanmadığını, bilirkişi raporunun eksiklikler içerdiğini belirterek, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, katılan şirkette muhasebe müdürü olarak görev yaptığı, görev yaptığı süre zarfında katılan şirkete ait hesap işlemleri, parasal işlemler, kurum çalışanlarının maaş ödemeleri, kurum adına alacaklılara para ödemesi gibi işlemler yaptığı, bu sırada katılan şirketin ...'ta bulunan hesabından ...
Bankasında bulunan kendi hesabına 708.700,00 TL, yine sanığın ... bulunan hesabına 189.745,00 TL olmak üzere toplam 898.445,00 TL para aktardığı, sanığın 600,00 TL ve 6.275,00 TL olmak üzere toplam 6.875,00 TL şirket hesabına geri ödemede bulunduğu, ayrıca sanığın çalıştığı süre zarfında hak ettiği toplam maaş tutarının 104.149,66 TL olduğu, ancak katılan şirketin ...'ta bulunan maaş ödemelerinin yapıldığı hesaptan kendisine ait ... numaralı hesabına maaş ödemesi adı altında toplam 121.700,00 TL fazla aktarım yapıldığı,
22.10.2014-17.01.2015 tarihleri arasında ise katlan şirketin ...Şubesinde bulunan hesabından...Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi hesabına sanık tarafından 99.650,00 TL para transferi yapıldığı, 26.10.20 16... .08.2017 alınan bilirkişi raporlarında sanığın toplamda 1.112.920,000 TL parayı internet üzerinden kendi hesabına aktardığı, sanığın kendi hesabına para aktarırken maaş ödemelerinde düzenlenen bodrolarda .... ve ....adının bulunduğu ancak resmi bodrolarda bu iki isme rastlanmadığı, ayrıca bu iki ismin hesap numarasının da sanığın 7137129 hesap numarası ile aynı olduğu,
sanığın ... adına ancak kendi hesabına 7.500,00 TL, ....adına ancak kendi hesabına 7.500,00 TL ve 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'yi başka isimler kullanarak kendi hesabına aktarımını sağladığının iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın eyleminin zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve uzlaşma hükümleri uygulanması gereken hizmet nedeniyle güvenin kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39050, K. 2025/14344, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama