KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39590 E., 2024/2372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/496 E., 2016/136 K.
- Suç tarihleri
- Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanılması
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/469 Esas, 2016/136 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın isteği özetle; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 11.09.2015 tarihinde cadde üzerinde yürüyen sanığın durumunun şüpheli bulunması üzerine yapılan kaba üst yoklamasında sanıktan tabanca ve fişek ele geçirilmesi üzerine, sanık hakkında işlem yapılmaya başlandığı sırada kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla görevlilere ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ibraz ettiği, soruşturma işlemlerine dair olay tutanağının ... adına tanzim edildiği, soruşturma sırasında sanığın gerçekte ... olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanılması suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında sürücü belgesi olmaması nedeniyle başkası adına düzenlenmiş sürücü belgesi taşıdığını beyan ederek suçlamaları kabul etmiştir.
3. Dosya arasında bulunan Kriminal rapora göre nüfus cüzdanın külliyen sahte olduğu ve bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, Mahkemece belge aslının duruşmada incelenmesinde de aldatıcılık niteliğinin olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Adli emanetin 2015/12438 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Başkasına ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Muhakemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, Hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39590, K. 2024/2372, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama