KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39861 E., 2023/8912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/397 E., 2016/16 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2013/397 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, verilen cezanın haksız ve usulsüz olduğunu, olayla bir ilgisi olmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi ... ile sanık ...'ın 43 UF 229 plakalı aracın alım satımı konusunda anlaştıkları, bu alım satım sözleşmesi için sanığın kendi emrine düzenlenen 45.000,00 TL bedelli Türkiye Garanti Bankası AŞ. ... ... şubesine ait,... adlı keşideci tarafından keşide edilmiş bir adet çeki şikâyetçiye verdiği, şikâyetçinin söz konusu çeki bankaya ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiği somut olayda, sanığın çeki aldığını beyan ettiği ... isimli şahsı tanıyan ve bilenin olmadığı anlaşılmış, sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında,...'ın çekini ...'ın kendisine verdiğini, şikâyetçiye çeki verdiğini, çekin sahte çıkması üzerine ...'ı aradığını,...'e çekin karşılığını da yatırdığını, suç işleme kastı olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Tanık...'in alınan beyanında; sanık ... ile ticaret yapmadığını, sanık ile sadece bir çay içtiklerini, bunun haricinde bir alışverişi olmadığını, kendisine çek vermediğini,... isimli kimseyi tanımadığını beyan etmiştir.
4. Mahkeme, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini kabul ederek mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
IV. GEREKÇE
Mahkemece sanığın sahte çek düzenlediği, daha sonra da araç alımında kullandığı bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; suça konu çekin sahteliği konusunda banka yazısı haricinde delil bulunmayıp, çekin tamamen sahte oluşturulmuş bir çek mi yoksa imza sahteciliği mi yapıldığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, çek üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı, çekin ne şekilde sahteleştirildiği somutlaştırılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından suça konu çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığı da tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2013/397 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39861, K. 2023/8912, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama