İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/39937 K.2023/4308

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan ... vekilinin, hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla;…

Esas2021/39937Karar2023/4308Tarih23 Mayıs 2023Okuma11 dk · 2.255 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/39937 E., 2023/4308 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/129 E., 2016/179 K.
Suçlar
Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
Hükümler
Mahkûmiyet, beraat, hüküm kurulmasına yer olmadığı
Tebliğname görüşü
Kısmi ret, Kısmi onama, Kısmi düzeltilerek onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.255 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan ... vekilinin, hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.

Sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından katılan ... Müdürlüğünün doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler katılan ... vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/129 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile;

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 4'er yıl 2'şer ay hapis ve 234.510,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, dosyada sanık aleyhine delil bulunmadığına, sanığın kalfa olması nedeniyle sorumluluğunun olmadığına, bu konularda sorumluluğun sadece eczacıda olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, cezaların şahsiliği ilkesine uyulmadığına ve yasa metnindeki ifadelerin tekrar edilmesi ile yetinilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile üst sınırdan ceza tayin edildiğine,

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanıkların olaydaki kusur ve kasıtlarının derecesine bakılmadan hepsinin aynı kapsamda değerlendirilerek ağırlaştırılmış hükümlerin uygulandığına, verilen mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçları işlediğine dair dosyada delil bulunmadığına, diğer sanıkların ve hastanede görevli hekimlerin beyanları ile eylemlerin onlar tarafından gerçekleştirildiği sabit olmasına rağmen, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, dolandırıcılık suçunun unsurları olan hile ve aldatma niteliğinin somut olayda oluşmadığına, eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğuna,

4. Mağdur ... vekilinin temyiz isteği, sanık ...'in atılı suçları işlediği sabit olmasına rağmen mahkûmiyeti yerine beraatine hükmolunması, sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyeti yerine hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

5. Katılan ... vekilinin temyiz isteği, kamu davasından usulüne uygun olarak haberdar edilmediklerine, iddia ve davaya katılma haklarının kısıtlandığına, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının eylemleri ile orantılı olmadığına, sanık ... hakkında atılı suçlardan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Olay tarihinde, ... Hastanesinde hizmetli olarak çalışan sanık ..., hastanenin yakınında bulunan ... Eczanesinin sahipleri sanıklar ... ve ... ile adı geçen eczanede kalfa olarak çalışan sanık ... ile anlaşarak, sanık ...'ı, hastanede çalışan tanık Doktor ...'ın kaşesini kullanarak 155 adet, yine hastanede çalışan doktorlar, ... ...'ın kaşesini kullanarak 2 adet, ... ...'in kaşesini kullanarak 1 adet sahte reçete oluşturduğu, doktorlar ... ... ve ... ...

İdiz'in düzenlemiş oldukları birer adet reçeteye majistral (yapma) ilaç ismi ekledikleri ve tüm bu reçetelerin adı geçen eczane tarafından tahsil edilmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu'na ibraz edildiği iddiasıyla, sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık, diğer sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık ... savunmasında; ... Eczanesini kağıt üzerinde devraldığını, eczanenin asıl sahibinin sanık ... olduğunu, devir işleminden sonra arada sırada eczaneye gittiğini, eczanenin çalıştırılmasından diğer sanık ...'nın sorumlu olduğunu, sanık ... savunmasında;

söz konusu eczanenin kendisine ait olduğunu, her ne kadar resmi kayıtlarda ...'in sorumlu olduğu görünüyor ise de, asıl sorumlunun kendisi olduğunu, eczanenin bulunduğu yer itibarıyla yoğun olduğunu, bu nedenle gelen reçetelerin ilgili doktor tarafından yazılıp yazılmadığını kontrol etme şanslarının olmadığını, sanık ...'e eksik ilaç konusunda bir istekte bulunmadığını ve ona borç para verdiğini hatırlamadığını, sanık ... savunmasında;

eczanenin sanık ...'e ait olduğunu, sanık ...'in eczaneye gidip geldiğini ancak reçetelerle sanık ...'in ilgilendiğini, sanık ...'i zaman zaman eczaneye gelmesinden dolayı tanıdığını, atılı suçlarla bir ilgisinin bulunmadığını, eczacı kalfası olması nedeniyle böyle bir eylemden menfaatinin de olmayacağını, reçetelerin sahte olduğunu bilerek bir işlem yapmadığını, sanık ... savunmasında;

sanık ...'in bir kaç kez eksik ilaç olduğunu, bunu doktorlara yazdırmasını kendisinden rica ettiğini, kendisinin de doktor ...'a bu eksik ilaçları, kendisi, eşi ve çocukları adına yazdırdığını, kendisine eksik ilaçların yazılması konusunu hem sanık ...'in hem de sanık ...'in söylediğini, kendisinin bu ilaçları yazdırma karşılığında para almadığını, ancak eczacıdan borç para aldığını, bu borç parayı da iade ettiğini beyan etmiştir.

3. Tanık ... beyanında; soruşturma evresinde kendisine gösterilen reçetelerden 8 tanesi dışındaki diğer reçetelerin kendisi tarafından düzenlenmediğini, bu reçetelerde kaşesinin de bulunmadığını, sanık ...'i eczacı kalfası olması nedeniyle tanıdığını, bu kişinin reçete düzeltmeleri için kendisine reçete getirdiğini, sanık ...'i tanımadığını, bu kişinin kendisine reçete yazması konusunda bir talebinin olmadığını beyan etmiştir.

4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.07.2013 tarihli uzmanlık raporunda; incelemeye konu 170 adet reçeteden, hastanede görevli doktorlardan ... tarafından düzenlenen 8 adet, ... ... tarafından düzenlenen 1 adet, ... ... İdiz tarafından düzenlenen 1 adet ve ...

Su Küçük tarafından düzenlenen 1 adet reçetedeki yazıların adı geçen doktorların eli ürünü olduğu, diğer tüm reçetelerdeki yazıların adları geçen doktorların eli ürünü olmadığı, reçetelerdeki imzaların basit tersimli olmaları nedeniyle aidiyeti konusunda kanaat beyan etmenin mümkün olmadığı, 6 adet reçetede bazı ilaç isimlerinin mevcut yerlerine sonradan tahrifen ilave edilmiş oldukları, reçetelerin arka yüzündeki el yazısı ve imzaların ise az sayıda harf içermesi ve imzaların da basit tersimli olmaları nedeniyle aidiyetleri konusunda kanaat beyan etmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

5. Kamu zararının tazmini için sanıklar aleyhine İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan alacak davasında alınan 26.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda; kurum zararına sanıklar tarafından elde edilen haksız menfaat tutarının 140.706,86 TL olduğu belirtilmiştir.

6. Mahkemece, sanık ...'in ...

Eczanesinin evrak üzerinde sahibi olarak göründüğü, asıl sahibinin sanık ... olduğu, bu nedenle sahte reçete düzenlenmesi ve bunların kuruma ibrazında bir iştirakinin olmadığı ve atılı suçları işlediğinin sabit olmadığının diğer sanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesiyle, sanık ... hakkında her iki suçtan beraat, sanıklar ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içinde, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin, eylemlerinin zincirleme suç kapsamında gerçekleştiğinin, sanıkların savunmaları, düzenlenen reçeteler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan yazışmalar,

bilirkişi raporları ve müfettiş raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle, adı geçen sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ve sanık ... hakkında, güveni kötüye kullanma suçundan, eylemin dolandırıcılık suçunun unsuru olduğu ve dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu gerekçesiyle, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Şikayetçi kurumun, sanıklara atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suçlardan açılan kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, ... Eczanesinin gerçek sahibi olmadığının, suça konu reçetelerin düzenlenmesinde ve kuruma ibrazında bir iştirakinin bulunmadığının, diğer sanıkların beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olması nedeniyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafiileri ile Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

1. Sanıkların savunmaları, sanık ...'in ikrarı, tanık ...'ın beyanları, müfettiş raporları, suça konu reçetelerdeki yazıların, adları geçen doktorların eli ürünü olmadığına dair uzmanlık raporu ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında;

sanıkların fikir ve eylem birliği içinde "majistral" denilen pahalı ve katkı payı alınmayan "yapma" ilaçları yazarak oluşturdukları sahte reçeteleri, tahsil için Sosyal Güvenlik Kurumuna ibraz ettiklerinin sabit olması ve sahte reçete sayısı ile elde edilen menfaat miktarı dikkate alındığında yasal ve yeterli gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığı ve sanıkların eyleme iştiraklerinin derecesinin eşit olduğu anlaşılmakla, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanıkların atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, cezaların şahsileştirilmediği,

yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığı yönündeki sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri ile suç ile orantılı ceza verilmediği yönündeki katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek, kurulan hükümlerde bu yönleriyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;

a) 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 ... maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, haksız menfaat tutarının iki katı olarak belirlenen miktara,

zincirleme suç nedeniyle artırım yapılmadan ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde gün adli para cezası belirlenmeden, doğrudan haksız elde olunan menfaat tutarının iki katı belirlenip, bu miktar üzerinden takdiri indirim uygulanmak suretiyle sanıklar hakkında eksik adli para cezası tayin edilmesi ve

b)Suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nün davaya katılma ... bulunmadığı halde usulsüz olarak verilen katılma kararına istinaden lehine vekalet ücretine hükmolunması,

Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

D. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiileri ile Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Sanıkların yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/129 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararlarına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/129 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafiileri ile Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/129 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, zincirleme suça ilişkin artırım oranının 1/4 olarak ve 1 gün karşılığı uygulanması gereken miktarın 40,00 TL olarak Mahkemece takdir edildiği de dikkate alınarak,

hüküm fıkrasından sırasıyla “281.412 TL”, "234.510 TL" ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla “7035 gün”, “7327 gün" ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında", 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 40,00 TL'den hesap edilerek sonuç olarak 293.080,00 TL ile cezalandırılmalarına", ibareleri ile zincirleme suç hükmünün uygulandığı paragrafa, "5 yıl hapse" ibaresinden sonra gelmek üzere "8793 gün adli para cezasına" ibaresinin eklenmesi ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilen paragrafa katılan ibaresinden sonra gelmek üzere "..." ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin,

Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

D. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiileri ile Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/129 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39937, K. 2023/4308, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
  8. V. Karar
  9. A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39937
Karar No
2023/4308
Tarih
23 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40535 K.2023/3887
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/40797 K.2023/4366
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/41066 K.2023/3635
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/41067 K.2023/3776
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/41355 K.2023/4274
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/41492 K.2023/3711

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.