KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/40507 E., 2024/1414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/71 E., 2016/187 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Kısmi Onama, kısmi bozma
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Başkasına ait kimlik veya bilgilerinin kullanılması suçundan 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece hakkında verilen hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde polis ekiplerinin dolandırıcılık suçundan soruşturma yaptıkları sırada 16 .. 563 plakalı araç içerisindeki şahıslar tarafından dolandırıcılık suçunun işlendiği ihbar edilmesi üzerine aracın polis ekibi tarafından durdurulduğu, araçta bulunan şahıslardan kimlik sorulduğunda sanık ...'in kendi fotoğrafını havi ancak şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30.12.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece emaneten belgenin getirtildiği özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği ve belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğu gözlemlenmiştir.
5. İddia, ikrar, uzmanlık raporu, tutanaklar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamınına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan temyize konu mahkumiyetler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş,
hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen,
suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği anlaşılmakla; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40507, K. 2024/1414, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama