KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/40819 E., 2025/4319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/268 E., 2020/142 K.
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Karar
- Esastan ret
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2018/144 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L 158/3, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 315.000 TL adli para ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/2681 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, katılandan menfaat temin eden kişinin sanık olmadığına, sanık hakkında üst hadden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın hazırlık aşaması ve mahkemede alınan ifadelerinin çelişkili olduğu, suç ortaklarını gizlediği, suçta kullanılan aracın kendisi tarafından kiralandığını ve suç tarihinde katılanın parayı teslim ettiği noktada olması hususunun basit bir tesadüften ibaret olduğu savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık ...'in ifadesi ve getirilen HTS kayıtları incelendiğinde sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından beyanlarına itibar edilmemiş olup her ne kadar katılanı telefonla arayıp güven sağlayan ve katılanın yanına gelip parasını alan sanıklara ulaşılamamışsa da kamera kayıtları, HTS kayıtları, tanık beyanları, araba kiralama sözleşmesi ve diğer deliller göz önüne alındığında sanığın sabit olan eylemi nedeniyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar katılanı telefonla arayıp güven sağlayan ve katılanın yanına gelip parasını alan sanıklara ulaşılamamışsa da kamera kayıtları, HTS kayıtları, tanık beyanları, araba kiralama sözleşmesi ve diğer deliller göz önüne alındığında sanığın gerçekleşene eyleminin" 3 ve daha fazla kişinin fikir ve eylem birliği içinde "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta,
kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabul ve uygulamasının usule yasaya ve dosya içeriğine uygun olarak belirlendiği ve bu doğrultuda yaptırımların da kanuna ve hakkaniyete uygun olarak tayin edildiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve, 2018/144 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/2681 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinine Karar gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40819, K. 2025/4319, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama