İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/42831 K.2022/12064

Sanığın, hükmün açıklandığı tarihte başka suçtan cezaevinde hükümlü olarak bulunması nedeniyle Mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı CMK'nin 34/2, 232/6 ve 263/1. maddeleri gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza…

Esas2021/42831Karar2022/12064Tarih8 Haziran 2022Okuma4 dk · 801 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/42831 E., 2022/12064 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2022
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Dolandırıcılık
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Sanığın, hükmün açıklandığı tarihte başka suçtan cezaevinde hükümlü olarak bulunması nedeniyle Mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı CMK'nin 34/2, 232/6 ve 263/1. maddeleri gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" de yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış ve tefhim edilmemiş olması sebebiyle, sanığın 02.04.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından,tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanığa yüklenen “Dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 24.01.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;

ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 08.06.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın 24/01/2009 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinde yürütülen yargılama sonunda, anılan Mahkemece 23/01/2014 tarihli celsede başka suçtan tutuklu olan sanığın hazır edilerek neticeten 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği, hükmün sanığın yüzüne tefhim edildiği, temyiz mercii ve süresinin de izah edildiği, hükmün infazı sırasında sanığın mahkum olduğu suçun uzlaştırma kapsamına alındığı, bu sebeple uzlaştırma işlemlerinin de yerine getirildiği, uzlaşma işleminin sağlanamaması sebebiyle hükmün infaz edildiği,

infaz olunan hükmü sanığın infaz tarihinden ve suçun zamanaşımına uğramasından hemen sonra hükmün kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle temyiz üzerine "Başka suçtan tutuklu bulunan sanığa tefhim sırasında ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" tefhim edilmesi gerektiği gerekçesiyle, sanığın temyizinin süresinde olduğunun kabulüyle, sanık hakkındaki kamu davasının olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmek mümkün bulunmamıştır.

Şöyle ki;

Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın 40/2. madde ve fıkrasında yer alan "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi Kanun yolları ve mercilerine başvuracağını ve süresini belirtmek zorundadır." ve 5271 sayılı CMK'nin 34/2. madde ve fıkrasında bulunan "Kararlarda, başvurularak kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir." şeklindeki düzenlemeler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin duraksamaksızın istikrar kazanmış uygulamalarında temel iki kriterin baz alındığı, bu iki kriterin süre ve mercii olduğu,

kanun yoluna başvurma hakkının belli bir süre koşuluna bağlanması hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması gibi önemli ve meşru bir amaca hizmet etmektedir. Nitekim 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un bireysel başvuru usulünü düzenleyen 47. maddesinin beşinci fıkrasında "Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tükendiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten otuz gün içinde yapılması gerekir.

Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvurmayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.

Mahkeme, öncelikle başvurucunun mazeretinin geçerli görülüp görülmediğini inceleyerek kabul veya reddeder." hükmü uyarınca anılan fıkra kapsamında geçen yargısal başvuru sürelerinin de ilgilisine bildirilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenlemenin dahi bulunmadığı gözetildiğinde, istisnai ve sınırlayıcı hüküm içeren düzenlemelerin esas düzenleme gibi gözetilmesi hukuk güvenliğine değil, istikrasızlığa neden olur.

Somut olayda temyiz süresi, mercii, yasa yolu da açıkça ifade edilmesine rağmen, yasa koyucunun hüküm tarihinde öngördüğü tartışmasız 7 günlük süreye dair hükmü yok sayılarak, istisnai bir düzenlemeyi bu açık düzenlemeden üstün tutarak, suç tarihinden 12 yıl ve hüküm tarihinden de 7 yıl sonra, müddetnamesi tebliğ olunan, uzlaşma prosedürü de uygulanan sanığa yasa koyucunun muradını aşarak, infaz edilmiş cezanın dahi zamanaşımından düşmesi ve CMK'nin 141. maddesi uyarınca da işlemler tesis edilmesine imkan verecek tarzda, açıkça hakkın kötüye kullanılmasına cevaz verecek şekilde yasa metinleri yorumlanamaz.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korunmaz.

Anayasanın 40, CMK'nin 231/2, 232/6. maddeleri gereğince de verilen karar ve hükümlere karşı hangi kanun yoluna gidileceğinin, bu kanun yoluna başvuru süresi ve şeklinin, başvurunun yapılabileceği mercilerin ilgilisine bildirilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda kanun yoluna başvurmanın belirli bir süre koşuluna bağlanması hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması gibi meşru bir amaca yönelik düzenlemeler olarak kabul edilmektedir.

Sayın çoğunluğun yasanın süreye dair açık hükmünü yok sayan, kararına esas aldığı hususun mahkemeye erişim hakkını doğrudan doğruya ortadan kaldıran bir hüküm niteliğinde olmadığı, aksine bu işlemi sadece kolaylaştıran bir atıfet niteliğinde olduğu, bu kolaylaştırıcı işlemin okur-yazar olan sanığa hatırlatılmamasının, hakkın kötüye kullanılmasına cevaz verecek şekilde yorumlanmasına iştirak etmek hukuken mümkün olmamıştır.

Bu açıklamalar çerçevesinde; sanığın süresinden sonra temyiz işleminde bulunması nedeniyle, temyiz isteminin reddine dair 08/04/2021 tarihli, 2013/87 Esas ve 2014/16 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, ek kararının ONANMASI karar verilmesi gerekirken, sayın çoğunluğun yüze karşı tefhim edilen hükme karşı, suç zamanaşıma uğradıktan sonra 7 yıl 2 ay 20 gün sonraki temyizi süresinde sayarak kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine dair görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/42831, K. 2022/12064, 8 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/42831
Karar No
2022/12064
Tarih
8 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/42869 K.2022/13546
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/42911 K.2022/14531
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/42916 K.2022/13068
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/42926 K.2022/11782
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/42941 K.2022/14539
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/42958 K.2022/15251

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.