KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/9054 E., 2025/7910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/173 E. 2016/119 K.
- Suç
- Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1)Sanık ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle suç işlediği kabul edilmesine rağmen, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/2 ve 43/1 maddesi uyarınca tayin olunan "3 yıl 9 ay" hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması esnasında sonuç cezanın "3 yıl 1 ay 15 gün" yerine, "2 yıl 13 ay 15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında 21.07.2010 şeklinde yazılan suç tarihinin sanık ... bakımından sanık ...'ya ait nüfus cüzdanı düzenlediği tarih olan 01.10.2010, sanık ... bakımından ise suça konu nüfus cüzdanını kullandığı anlaşılan 07.07.2011 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2)Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ...'in suç tarihinde .. Nüfus Müdürü olduğu, 21.07.2010 tarihinde birbirleriyle evli olan sanık ... ve ...'nın Mernis veri tabanındaki kimlik bilgileri kaydı üzerinde 2010/454 özel kütük numaralı kişi güncelleme formu ile evli olan medeni hallerini boşanmış şeklinde değiştirdiği, düşünceler kısmına ise sanıklar ... ve ...'nın tarafı olmadığı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.01.2010 tarihli 1999/10 Esas ve 2010/10 Karar sayılı kararını eklediği, sanık ... adına düzenlenen ve medeni hal hanesinde bekar yazan 28.07.2010 tarihli nüfus cüzdanı ve sanık ... adına düzenlenen ve medeni hal hanesinde boşanmış yazan 01.10.2010 tarihli nüfus cüzdanında da Nüfus Müdürü sıfatıyla imzasının bulunduğu,
bu şekilde icra borçları bulunan ve adına kayıtlı menkul ve gayri menkulleri eşi ve diğer yakınları üzerine yaparak mal kaçırma saikiyle hareket eden sanık ...'nın , kamu görevlisi olan sanık ... ile birlikte hareket ederek nüfus kaydındaki medeni halini boşanmış olarak değiştirmek suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda; sanık ...'nın savunmasında;
yeni kimliğinde medeni halinin boşanmış olarak yazdığını görünce durumu eşine haber verdiğini, eşi ...'nın da düzeltilmesi için Nüfus Müdürlüğüne gittiğini ve yanlışlığın düzeltileceğini söylediği yönündeki beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nın, suç işleme kastıyla hareket ettiği ve icra borçlarından kurtulmak amacıyla hareket eden eşi ...'nın sanık ...'i azmettirmesi şeklindeki eylemine iştirak ettiği yönünde mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/9054, K. 2025/7910, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama