Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/10412 E. , 2022/21062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin temyiz dışı sanık ... il
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/10412 E. , 2022/21062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin temyiz dışı sanık ... ile ilgili olarak gönderdiği 07.07.2022 tarihli yazısı ile ilgili olarak mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20 ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21, 23 ve özellikle bu Kanun’un uygulanmasına dair Yönetmelik'in 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Anılan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca beyanda bulunan ilgilinin imzadan imtina hakkı bulunmakta ise de isimden imtina hakkı bulunmamaktadır. Somut olayda, sanığa gerekçeli kararın 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğe çalışıldığı, ancak tebliğ evrakında, haber verilen komşunun ismi ve hatta kapı numarası dahi tespit ve tevsik edilmeden tebliğ işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile yapılan tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmelik'in 30. maddesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde bulunulması halinde, inceleme mercisi Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan, Mahkemenin 13.12.2016 tarihli ek kararının eski hale getirme yönünden hukuki değerden yoksun olması nedeniyle kaldırılarak, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilip eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; I- Katılan ...’a ve ...’e yönelik kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve katılan ...’e karşı resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA, II- Katılan ...’a karşı işlediği resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 22.10.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.