Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/10832 E. , 2025/111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1839 E. 2022/3796 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye ku
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/10832 E. , 2025/111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1839 E. 2022/3796 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan reddi ile hükümlerin onanması Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılanlar vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Yukarıdaki husus dışında sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilip katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Bölge Adli Mahkemesince verilen bozma kararı sonrasında Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2019/328 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında; a)Özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine, b)Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca dört(4) kez 7 yıl 6 ay hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 282/1,282/3,43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 225.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda sayısı belirtilen 29.09.2022 tarihli incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyizi; her şirkete karşı eylemin her yıl ve aklama eyleminin ayrı suç olarak değerlendirilmesi gerektiğine, 178 eylemin ayrı ayrı değerlendirilmesi yerine genel anlatımla karar verilmesine, eylemlerin ayrı suç kastı ile icra edildiğinden ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğine, ceza miktarlarının az olduğuna, 2.Sanık ... ve müdafinin temyizleri; hükmün gerekçesinin bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, 3.Sanık ... müdafinin temyizi; eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, atılı suçların sübut bulmadığına, katılanların talimatı ile işlemlerin gerçekleştirildiğine, 4.Sanık ... müdafinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç vasfının hatalı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. SANIK ... HAKKINDA YAPILAN İNCELEMEDE; 1-Özel belgede sahtecilik suçu yönünden; Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı ile atılı suç için öngörülen cezanın türü ve miktarı ve beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden; Sanık ...'in, genel müdürü olduğu şirketlerin muhasebe kayıtları üzerinde gerçek dışı işlemler yaptığı, banka ve kasalardan nakit çekilen veya gönderilen havalelerin gizlenmesi amaçlı yanıltıcı kayıtlar oluşturduğu, vergi dairesine karşılığı olmayan ödemeler yaptırdığı, kendisi tarafından yapılan veya diğer şirket çalışanlarına yaptırılan işlemlerin gizlenmesi amaçlı çeşitli yöntemler kullanarak aynı zamanda sahte belgelerle işlem yaptığı, ... şirketler grubu ile alış verişi olan firma sahiplerine ve şirketlere gerçekte bir mal alıverişi olmadığı halde, KDV’sini ödemek suretiyle karşılığı olan paraları şirket ortaklarına vereceğinden bahisle faturalar kestirerek, bilahare şirket hesabından bu faturaların karşılığı ödeniyormuş gibi çıkış yaptığı, fatura bedellerini bankadan tahsil eden şirket yetkilisi kişilerden alarak uhdesine geçirdiği, muhasebe işlemleriyle şirketleri farklı kişilere veya şirketlere borçlandırarak sahte mahsup ve ödeme belgeleri düzenlemek suretiyle şirket hesaplarından ödeme yapılıyormuş gibi göstererek çıkışını yaptığı paraları uhdesine geçirdiği, ... şirketleri tarafından kiralanmak suretiyle kullanılmakta olan makine ve teçhizatı, sahte satın alma evrakları düzenleyerek ve şirket aktifinde satın alınmış gibi göstererek satın alma bedeli olarak çıkışını yaptığı, bu şekilde katılan şirketleri toplamda 21.494.058,05 TL, 1.744.090,00 EURO ve 2.418.886,00 USD zarara uğratarak bahse konu meblağları uhdesine geçirdiği, bahse konu yöntemlerle haksız bir şekilde uhdesine geçirdiği meblağların bir kısmını kendisi ve aile fertleri adına açılan mevduat hesaplarında değerlendirdiği, bir kısmı ile kendisi ve aile fertlerine menkul ve gayrimenkuller aldığı, bu haliyle; öncül suç niteliğindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin, gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla edinildiğine ilişkin kanaat uyandırmak suretiyle " suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçunu zincirleme şekilde işlediği iddia olunan olayda; a)Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden; i)Katılanlar ... Nakliyat San. Ve Tic. A.Ş., ve ... Gayrimenkul Ltd. Şti.'ye yönelik yapılan incelemede; Sanık ...'in üzerine atılı suçların CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığa savunma yapmaları için yeterli süre ve olanak tanındığı, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı ve savunmaların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, katılanlar vekili, sanık ... müdafin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. ii)Katılanlar ... Gıda San. Tic. A.Ş., ... ... San. Tic. A.Ş., ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti., ... Pazarlama Ltd. Şti., ... Tarım İşletmesi San. Tic. A.Ş.'ye yönelik yapılan incelemede; Sanık ...'in üzerine atılı suçların CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Katılan şirketler vekilinin suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma neticesinde açılan kamu davası, şirket yetkilileri ve çalışanlarının beyanları, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporları dosya kapsamından mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde mahkemece ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş, ... Gıda Ltd. Şti, ... Pazarlama Ltd. Şti. ve ... ... A.Ş şirketlerinin ortaklarının aynı kişilerden oluştuğundan bahisle zincirleme şekilde tek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulduğu ayrıca sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye yönelik eyleminden de zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu belirlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun şirket ortaklarının mağdur sıfatı noktasında tereddüte ilişkin benzer bir olayda verdiği 14.11.2017 tarihli 2016/15-753 Esas ve 2017/468 karar numaralı ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunundaki ilgili hükümler uyarınca şirketler ticaret siciline tescil edilmesi ile tüm ortakların varlığından bağımsız olarak ayrı bir tüzel kişilik kazanacağı ve şirket organlarınca yapılan hukuki işlemler ile gerçekleştirilen diğer fiiller nedeniyle doğrudan ilgili şirketlerin ayrı ayrı zarar görmesi karşısında, ayrı tüzel kişiliği, ayrı banka hesapları, ayrı vergi numaraları bulunan şirketlerin bir birinden bağımsız olarak suçtan zarar gören olduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın eyleminin her bir katılan şirkete yönelik ayrı ayrı olması nedeniyle atılı suçun şirket sayısınca oluşacağı yine katılanlar ... Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş., ... ... San. Ve Tic. A.Ş., ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Pazarlama Ltd. Şti. İsimli şirketlere yönelik ayrı ayrı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşacağı ve bu şirketlere yönelik sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği ayrıca katılan ... Tarım İşletmesi isimli şirkete yönelik mahkemece zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de dosya kapsamından alınan bilirkişi raporunda söz konusu şirket yönünden oluşan zarara ilişkin bir tespitte bulunulmadığı ve bu şirkete yönelik sanığın eyleminin irdelenmemiş olması karşısında ... isimli şirkete yönelik sanığın eylemlerinin değerlendirilerek şirketin zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile suçun sübutuna ve zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. b)Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu yönünden; Sanık ...'in işten ayrıldığı 2016 yılının Ekim ayına kadar zilyetliği kendisine devredilen ve haksız şekilde uhdesine geçirmiş olduğu paraların bir kısmını kendisi ve aile fertleri adına açılan mevduat hesaplarında değerlendirdiği, bir kısmı ile kendisi ve aile fertlerine menkul ve gayrimenkuller aldığı, bu haliyle; öncül suç niteliğindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin, gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla edinildiğine ilişkin kanaat uyandırmak suretiyle " suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçunu zincirleme şekilde işlediğinden bahisle verilen mahkumiyet hükmünde isabetsizlik görülmemiş, ancak; sanığın söz konusu aklama eylemlerinde serbest muhasebeci mali müşavir olarak hareket etmemesi karşısında 5237 sayılı TCK'nin 282/3. maddesinde düzenlenen "Bu suçun, ... veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde..." şeklindeki arttırım uygulanmayacağının gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla hapis ve adli para cezası tayini nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş olup bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B-SANIK ... HAKKINDA YAPILAN İNCELEMEDE; Sanık ...'in, ... Gıda Sanayi A.Ş.'nin sigorta işlemlerini takip eden acenta olarak, sanık ...'in talimatı ile şirket adına farklı tarihlerde gerçeğe aykırı sigorta poliçeleri düzenlediği ve bu poliçeler karşılığında şirket hesabından yapılan ödemeleri mal edinmek suretiyle "serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı" suçunu zincirleme şekilde işlediği iddia olunan olayda; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi, halinin nitelikli dolandırıcılık hali olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65/2 maddesinde, “serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun'un 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denildiği, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekte olup, sanık ...'ın, dosya kapsamından gerçeğe aykırı sigorta poliçeleri düzenlediği ve bu poliçeler karşılığında şirket hesabından yapılan ödemeleri mal edinmek suretiyle sanık ...'ın eylemine iştirak etmiş olması karşısında, sanık hakkında uzlaştırma kapsamında olduğu da gözetilerek zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyerine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. C-SANIK NURETTİN SÖYLER HAKKINDA YAPILAN İNCELEMEDE; Sanık ...'in, sanık ...'in talebiyle ... şirketine toplam değeri 4.920.094,68 TL olan 30 adet ve ... Pazarlama şirketine ise toplam değeri 177.000,00 TL olan 5 adet karşılığı bulunmayan fatura düzenlediği, düzenlenen faturaların KDV'lerini sanık ...'in aldığı, böylece sanık ...'in gerçekte mal satmadığı halde sattığına dair katılan şirketlere fatura tanzim etmek suretiyle sanık ...'ın eylemine iştirak etmiş olması karşısında, sanık hakkında yukarıda sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu başlığı altındaki katılan şirketler ... Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş., ve ... Pazarlama isimli şirketlere yönelik açıklamalar ışığında gerekli incelemenin yapılarak uzlaştırma kapsamında olduğu da gözetilerek zincirleme şekilde iki farklı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyerine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında katılanlar ... Nakliyat San. Ve Tic. A.Ş., ve ... Gayrimenkul Ltd. Şti.'ye yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümlerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılanlar vekili, sanık ... müdafiii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C.Sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Yasaya aykırı, katılanlar vekili, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının "2-Sanığa verilen cezanın TCK'nın 282/3.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS ve 9000 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin tamamen çıkartılması ayrıca sırasıyla "10 YIL 15 AY HAPİS ve 13500 GÜN", " 9 YIL 4 AY 15 GÜN HAPİS ve 11250 GÜN", " 225.000,00 TL" ibarelerinin çıkarılmasıyla sırasıyla yerine "7 YIL 6 AY HAPİS ve 9000 GÜN", "6 YIL 3 AY HAPİS ve 7.500 GÜN" ve "150.000,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, D.Sanık ... hakkında katılanlar ... Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş., ... ... San. Ve Tic. A.Ş., ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Pazarlama Ltd. Şti., ... Tarım İşletmesi San. Ve Tic. A.Ş.'ye yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekili ile sanıkların müdafilerinin ayrı ayrı temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.