KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/10903 E., 2025/12909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1521 E., 2021/1971 K.
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/737 Esas, 2020/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını taşıdığının tespiti ile 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 80,00 TL ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/1521 Esas, 2021/1971 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan inceleme neticesinde eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesinde yer alan güveni kötüye kullanma suçu olarak vasıflandırılması suretiyle şikâyetin yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 73/1-2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan vekilinin temyiz sebebi; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi kapsamında bulunduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Katılan ... ve sanık arasında Beşiktaş 16. Noterliğinde düzenlenen 02.07.2007 tarih ve ... yevmiye ve ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği ve sözleşme kapsamında katılan şirket tarafından sözleşmeye konu traktörün tüm ekipman ve aksesuarları ile birlikte sanığa teslim edildiği, ancak finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen bedelin sanık tarafından süresinde ödenmemesi nedeni ile ....
Noterliğinin 04.01.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarmamesi ile malın iadesi ile ödenmeyen kira bedelinin ödenmesi, aksi takdirde finansal kiralama sözleşmesinin feshedileceği ihtarında bulunulduğu, ihtarnamenin 15.01.2008 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın sözleşmede öngörülen süre içerisinde kira borcunu ödemediği, bu nedenle katılan şirket tarafından sözleşmenin feshedildiği,
ancak sanığın kiralanan eşyayı katılan şirkete teslim etmediği iddia olunan olayda, sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesinde yer verilen ve soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olan güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını taşıdığı; suç tarihinin, ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği 15.01.2008 tarihinden itibaren sanığa verilen altmış ve üç günlük sürelerin sona erdiği 18.03.2008 tarihi olduğu,
katılan şirket vekilinin suç tarihinden itibaren altı aylık yasal şikâyet süresi geçtikten sonra 25.05.2015 tarihinde şikayetçi olduğu dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı TCK’nın 73/1-2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddeleri gereği kamu davasının düşmesine dair karar verilmesinde hukuka aykırı bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2020/1521 Esas, 2021/1971 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/10903, K. 2025/12909, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama