KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/10958 E., 2025/139 K.
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1723 E., 2021/1888
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
357 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafinin dilekçesinin temyiz niteliğinde olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesine yönelik tavzih talebi olduğu belirlenerek yapılan incelemede. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
34. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/1723 Esas, 2021/1888 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2017/74 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
34. Ceza Dairesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/1723 Esas, 2021/1888 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde: sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, atılı suçun oluştuğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1/a maddeleri uyarınca beraat kararı verilmiş ise de mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin,
5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.