KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/11583 E., 2024/450 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/680 E., 2021/6 K.
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin,15.01.2015 tarihli kararıyla sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesi'nin 04.12.2017 tarihli kararıyla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3. Nazilli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli kararıyla uzlaştırmanın gerçekleşmemesi sonucunda, sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
4. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesi'nin 19.10.2020 tarihli kararıyla basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
5. Nazilli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli 2022/680 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararıyla, mahkeme kararında direnilmesi ile sanığın güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 maddeleri gereği 3.000,00TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; direnme kararının isabetli olmadığı, basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
7. Ceza Genel Kurulu 15.09.2022 tarihli kararıyla, mahkeme kararının direnme niteliğinde olmadığına, dosyanın özel daire tarafından incelenmesi gerektiğine karar verilmiş,dosya Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri , sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanlara ait tesfiye makinesi ile ilaç makinesini geçici olarak kullanmak üzere aldığı, uzun süre kullandığı ancak katılanlar tarafından bu makineler istenmesine rağmen iade etmediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık katılanlardan alacaklı olduğunu bu sebeple makinelerin kendinde olduğunu beyan etmiştir.
3. Dosya kapsamında A.S ve A.S tanık olarak dinlenmişlerdir.
4. Sanığın uzlaştırmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma işlemi başarısız kalmıştır.
5. Mahkeme, yargılama işlemlerine geçilmiş, sanığın, katılanın ve tanıkların beyanlarının alınmış olduğunu, yargılamada gelinen safha nedeniyle basit yargılama usulünün değerlendirilme imkanının bulunmadığını kabul ederek, sanığın atılı suçu işlediğinin sübut bulduğu gerekçesi ile mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği 15.03.2018 ile sanığın uzlaştırmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırmanın başarısız olduğu 26.03.2018 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede,
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın;
özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2019/5694 Esas, 2020/10014 Karar sayılı bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
2. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğince atılı suçun basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda aynı kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sonuç cezanın 1/4 oranında indirileceğinin öngörüldüğü, sonradan yürürlüğe giren basit yargılama usulünün Anayasa Mahkemesinin madde ile ilgili kısmi iptal kararında da belirtildiği gibi her ne kadar usul kurallarını ilgilendiren Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş ise de;
mahkemece basit yargılama usulünün usul hukukuna ilişkin bir müessese olup, zaman bakımından uygulanma imkanı bulunmadığına yönelik gerekçesi yerinde bulunmayıp, cezayı doğrudan etkilemesi nedeniyle maddi hukuka ilişkin sonuçları da bulunduğunun gözetilmesi suretiyle anılan müessesenin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli 2022/680 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdfiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/11583, K. 2024/450, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama