Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/1434 E. , 2023/8255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/258 E., 2021/327 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/1434 E. , 2023/8255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/258 E., 2021/327 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2012/351 Esas, 2014/17 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 58 inci madde uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Kararın katılan vekili ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2017/12591 Esas, 2020/4440 Karar sayılı kararı ile sanıkların sahte kimlikle şirket kurup, bu şirket adına çek karnesi aldıktan sonra düzenledikleri sahte çeklerden birini katılan şirkete alışveriş karşılığında vermeleri şeklinde gerçekleşen eylemin, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen suçu da oluşturduğu ve 158 inci maddenin iki bendinin ihlal edildiği gözetilmeden sadece 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2020/258 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (f) bentleri ile son cümlesi, 62, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 58 inci madde uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nın temyiz istemi, verilen kararın temyizen incelenmesine, 2. Sanık ...'in temyiz istemi ise, dosyanın incelenerek beraatine karar verilmesine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULA 1.Sanık ...'nın, mağdur ... adına sahte nüfus cüzdanı düzenleyip sanık ...'e verdiği, sanık ...’in de bu kimliği kullanarak Mami Hipermarketleri Gıda Tur. İnş. Oto Paz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin ortaklığını mağdur ... adına devraldığı, sonrasında noterden düzenlettirdiği imza sirkülerini şirket adına kullanarak bankadan çek hesabı açtırıp çek karnesi aldığı, bu çek karnesinden düzenlenen suça konu 28.02.2009 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli sahte çeki ise katılan şirketten aldığı mal karşılığı verdiği, çekin karşılıksız çıkması üzerine yapılan soruşturmada durumun ortaya çıktığı, bu suretle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ..., sanık ...'in mağdur adına düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafı bulunan kimliği getirdiğini ve bu kimliği kullandığını beyan etmiştir. 3.Sanık ..., mağdurun eski kiracısı olduğundan kimlik fotokopisinin kendisinde olduğunu, sanık ...'in bu fotokopiyi ele geçirip sahte kimlik düzenleyip kullandığını, ancak kendisinin olayla alakası olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Tanık S.Ç., mağdurun ismiyle tanıdığı sanık ...'e şirketteki hissesini devrettiğini beyan etmiştir. 5.Şikâyetçi Set Beton Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nin, sanık ...'in sahte kimlikle devraldığı şirketle aralarındaki sözleşme, fatura örneklerini dosyaya sunduğu görülmüştür. 6.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/28433 soruşturma ve 2009/29662 Esas sayılı iddianamesinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür. 7.Mahkemece, suça konu çek incelenip aldatma niteliğinin bulunduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında tüm dosya kapsamıyla sübut bulan suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.Dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/11/2018 tarihli ve 2017/17-328 Esas, 2018/575 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. 2. Malvarlığının yanında irade özgürlüğünün de korunduğu dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için fail kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek hileli davranışlar yapmalı bu davranışlarla bir başkasına zarar vermeli, verilen zarar ile eylem arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı ve zarar da nesnel ölçütler göz önünde bulundurularak belirlenecek ekonomik zarar olmalıdır. 3. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, iddianamede, sanık ...'nın eyleminin, mağdur adına sahte kimliği düzenleyip sanık ...'e vermek şeklinde anlatıldığı, ancak mağdur adına şirket ortaklığı devralanın ve şirket adına alınan çek karnesinden suça konu çeki şikâyetçi şirketten aldığı malbu karşılığı kullananın ise sanık ... olduğunun belirtilmesi ile sanık ...'nın suça iştirak ettiğine ilişkin bir ibareye yer verilmemesi karşısında, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunmadığı anlaşıldığından, iddianamede davaya konu edilmeyen eylemden dolayı yargılama yapılıp hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2020/258 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2020/258 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.