KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/2425 E., 2025/11090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3842 E., 2021/964 K.
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 5. Ağır Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2012/216 Esas, 2019/227 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 62/1, 52/2,4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;
mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2. Kabule göre de; sanığın bir dönem ortağı olduğu ... Su Dağıtım Paz. Ltd.
Şti. adına kimin tarafından imzalandığı belli olmayan çekler piyasaya verildikten sonra karşılıksız çıkması üzerine yapılan şikayetlerde ve icra takipleri sırasında imza inkarında bulunmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; her ne kadar, sanık tarafından doğrudan katılana verilen bir çek olmadığının ve arada başka cirolar bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık tarafından doğrudan katılana yöneltilmiş hileli bir hareketin bulunmadığı gibi, bu hileli hareket nedeniyle katılandan sağladığı bir menfaatin de bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de;
dolandırıcılık suçunun hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlanmasıyla oluşacağı; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmasından sonra hükmün, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceği; suçu oluşturan fiilin anlatılmasından sonra mağdur ya da suçtan zarar görenin isabetli şekilde tayin edilmemesinin suçun unsurlarının oluşumunu etkilemeyip taraf teşkilinin konusu olduğu gözetilerek, suça konu çeklerde ...
Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. den önceki cirantalar araştırılıp beyanlarına başvurulması ve hileli hareketin doğrudan hedefi olan kişilerin davadan haberdar edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/2425, K. 2025/11090, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama