İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/4018 Karar: 2024/256 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4018 K.2024/256

11. Ceza Dairesi 2022/4018 E. , 2024/256 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/24 E., 2013/58 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Bera

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/4018 E. , 2024/256 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/24 E., 2013/58 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Bera

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/4018 E. , 2024/256 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/24 E., 2013/58 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Trabzon Cumhuriyet Basşavcılığı'nın 13.02.2013 tarihli ve 2013/566 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında "kamu kurum ve kuruluşları araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2013/24 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Basşavcılığı'nın 09.12.2014 tarihli ve 2013/233972 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluştuğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın, katılan bankaya olan kredi kartı borcu sebebiyle hakkında başlatılan icra takibinden önce diğer sanık ...'a borçlu olmadığı halde borçluymuş gibi düzenlenen senetler tanzim edip bu senetlerle bir kamu kurumu olan Of İcra Müdürlüğü'nü aracı kılarak haksız menfaat elde ettikleri, bu surette sanıkların iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur. 2. Sanıklar savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamaları inkar ettikleri belirlenmiştir. 3.Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, katılan bankanın icra takibinin, banka alacağı ve bankanın takibini sonuçsuz bırakmak amacıyla yapıldığına yönelik iddianın İcra İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak sanıklar arasındaki muvazaalı icra takibi yapılması şeklindeki hukuki fiil tasarrufun iptali davasına konu olabileceğinden, sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı kabul edilerek temyize konu beraat kararlarının verildiği arlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden Her ne kadar tebliğnamede, sanıkların eylemlerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 331 inci maddesinde tanımlanan "alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek" suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinden bozma yönünde görüş bildirilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı hususu nazara alındığında; sanıklar hakkında Trabzon Cumhuriyet Basşavcılığı'nın 13.02.2013 tarihli ve 2013/566 Esas sayılı iddianamesi ile "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kamu davası açıldığı, şikayete ve ayrı yargılama usulüne tabi olan "alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek" suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "nitelikli dolandırıcılık" ve “alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek” suçlarının birbirine dönüşmeyeceğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Sanık ...'ın, katılan bankaya olan kredi kartı borcu sebebiyle hakkında başlatılan icra takibinden kurtarmak maksadıyla sanık ...'a borçlu olmadığı halde borçluymuş gibi senetler düzenleyip haksız menfaat elde ettiği iddia olunmuş ise de; borcun kaynağı olan kredi kartı ile borçlanma işlemi yapıldığı esnada sanık ...'ın bankaya yönelik herhangi bir hileli hareketinin bulunmadığı, borç doğduktan sonra bankanın takibini sonuçsuz bırakmak maksadıyla yapıldığına yönelik muvazaalı işlemlerin 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 277 nci ve devamı maddelerine dayanılarak "tasarrufun iptali davasına" konu edilebileceğinin anlaşılması karşısında; sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2013/24 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla