İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/4611 Karar: 2025/11198 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4611 K.2025/11198

11. Ceza Dairesi 2022/4611 E. , 2025/11198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2588 E. 2021/2298 K. SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ya

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/4611 E. , 2025/11198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2588 E. 2021/2298 K. SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ya

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/4611 E. , 2025/11198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2588 E. 2021/2298 K. SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2019/27 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 62, 52... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 28.160,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, hüküm fıkrasındaki mahkûmiyete ilişkin bölümün çıkartılarak yerine sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin ibarelerin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanığın, araç tamiri nedeniyle katılana verdiği çeklerden 6.000,00 TL bedelli olanın bankaya ibrazında çalıntı olduğunun anlaşıldığı, bu çekte isminin yer aldığı cirodaki imzanın onun eli ürünü olduğunun belirlendiği, katılana verdiği diğer 4 çekin de çalıntı olduğunun ve böylece üzerine atılı bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2.Her ne kadar Mahkemece, katılan ile sanık arasında araç bakımı ve tamiri konusunda önceye dayalı bir hukuki ilişkinin bulunduğu, suça konu çeklerin devam eden bu hukuki ilişki nedeniyle önceden doğan borca karşılık verildiği ve böylece atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçe gösterilerek sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanığın, aracın tamirine ilişkin ödemeyi katılana elden nakit olarak ödediğini ve çekle ödeme yapmadığını savunduğu, buna mukabil katılanın, sanığın aracı tamir için bıraktığında ödemeyi çekle yapacağını ve sonrasında suça konu çekleri verdiğini beyan ettiği toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; katılan ve sanığın duruşmaya davet edilerek yeniden beyan ve savunmalarının alınması, suça konu çeklerden olan ve bankaya ibraz edilen 3248788 çek numaralı 6.000,00 TL bedelli çekteki adına atılı cirodaki yazı ve imzanın sanığın eli ürünü olduğunun belirlendiği de gözetilerek, araç tamiri nedeniyle yapılacak ödemenin çekle gerçekleştirileceğinin baştan belirlenip belirlenmediğinin tespiti ile bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla