Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/5091 E. , 2024/9148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/60 E., 2021/552 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayıl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/5091 E. , 2024/9148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/60 E., 2021/552 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2014/214 Esas ve 2014/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2014/214 Esas ve 2014/289 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 30.10.2017 tarihli ve 2017/21458 Esas, 2017/21792 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrası, Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/721 Esas ve 2018/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 4.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/721 Esas ve 2018/328 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2018/6374 Esas, 2020/2957 Karar sayılı kararı ile "Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, bu beyanları destekler nitelikteki tanık anlatımları, tanıkların katılanı sigortalı gösteren ...'ın bu işlemi sanığın aracılığı ile yaptığını belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01/04/2014 tarihli iddianame içeriğinde geçen ve dosya içerisinde bulunmayan sanığın Gülnar Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği 24/01/2014 tarihli savunması ve olay ile ilgili dosyada delil olarak saklandığı bildirilen ancak emanete alınmayıp dosya içerisinde de rastlanılmayan sözleşmenin temin edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma sonrası, Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/60 Esas ve 2021/552 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebi ile kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde sanığın ... Büro isimli işyerinde muhasebecilik işiyle uğraştığı, katılanın engelli olduğu ve engelli maaşı aldığı ve devlete sigorta primi ödeyerek emekli olma niyetinde olduğu, bu amaçla katılanın sanık ile tanıştığı, sanığın katılana 30.000,00 TL karşılığında kendisini emekli etmeyi vaat ettiği, tarafların bu hususta anlaştıkları, anlaşma gereğince katılanın sanığa eksik olan primlerini ödemesi karşılığında toplamda 15.000,00 TL'yi dosyada bulunan tanık anlatımları ile doğrulandığı şekilde ödediği, paraları alan sanığın katılan adına SGK'ya herhangi bir sigorta primini ödemediği, sanığın bu şekilde katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiği ve atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2.Sanık alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, tevil yollu beyanları, sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumeti bulunmayan katılanın beyanları, katılan beyanlarını doğrulayan tanık beyanları, SGK kayıtları ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3.Bozma sonrası, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşma görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ve uzlaştırmanın sağlanamadığı, sanığın katılanın zararını gidermediği tespit edilmiştir. 4.İlk bozma kararından sonra sanık hakkında verilen beraat kararının da bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamından sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın suç tarihinde katılanı emekli edeceği vaadiyle kandırarak katılandan 15.000 TL para aldığı ve atılı suçu işlediği kanaatine varılarak sanığın eylemine uyan TCK 157/1 md gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ve temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 2.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2014/214 Esas ve 2014/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan ilk hükme yönelik aleyhe temyizin bulunmadığı, mezkûr Mahkeme ilâmı ile sanık hakkında hükmolunan netice cezanın, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin bozma üzerine yapılan yargılamada netice ceza yönünden daha ağır hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde 2. paragrafta açıklanan nedenle Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/60 Esas ve 2021/552 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla sanığın 1 yıl 13 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.