Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/5400 E. , 2024/8984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/250 E. 2021/538 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/5400 E. , 2024/8984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/250 E. 2021/538 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 23.01.2014 tarihli ve2013/409 Esas 2014/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis,4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/11220 Esas, 2017/14222 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 08.01.2019 tarihli ve 2017/563 Esas 2019/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis,4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. 4.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.05.2019 tarihli ve 2019/3301 Esas, 2019/6061 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu, gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/250 Esas 2021/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis,20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; süre tutum dilekçesi verilmesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın 23.10.2012 tarihinde mütevaffa mağdur ...'i arayarak kendisini polis memuru olarak tanıttığı ve telefonu Cumhuriyet Savcısına vereceğini söyleyerek bir başka şahsa vermesi akabinde mağdura kimlik fotokopilerini ele geçiren şahıslar tarafından kredi kartlarından para çekileceğini söylediği ve kredi kartlarında ne kadar para olduğunu sorması üzerine mağdurun 31.000,00 TL'sinin olduğunu söylediği,bunun üzerine telefondaki şahsın mağdura; eşine 31.000,00 TL gönderdiklerini, kendisinin kredi kartındaki bu parayı incelenmesi kendilerine göndermesini isteği;mağdurun eşi ...'i arayarak durum konusunda teyit alması üzerine sanığın hesap numarasına 31.000,00 TL göndermesi ve paranın sanık tarafından çekildiği eylem sebebiyle; sanığın katılanı hileli hareketlerle kandırarak güven telkin etmek suretiyle haksız çıkar sağladığı değerlendirilmekle nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında cezalandırılması için kamu davası açıldığı; mahkeme tarafından oluşun iddiaya uygun olduğu değerlendirilmekle ve atılı eylemin dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı kabulü ile bozma sonrası yargılamada temyize konu hüküm kurulmuştur. 2.Olaydan sonra eşi ile yüzyüze geldiğinde mağdurun eşine hesabına 31.000,00 TL gelip gelmediğini sorduğunda; eşinin böyle bir para almadığını, telefondaki şahsın yönlendirmesiyle ''eşin sana ne derse evet de '' demesi üzerine kendisini teyit ettiğini belirtmiştir. 3.Sanık aşamalarda oluşu ikrar etmiş, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3.Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 08.01.2019 tarihli ve 2017/563 Esas 2019/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyizin bulunmadığı, mezkûr Mahkeme ilâmı ile sanık hakkında hükmolunan netice cezanın, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin bozma üzerine yapılan yargılamada netice ceza yönünden daha ağır hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/250 Esas 2021/538 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla; sanığın 3 yıl hapis,4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.