Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/6208 E. , 2025/8271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1632 E., 2017/1879 K. SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/6208 E. , 2025/8271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1632 E., 2017/1879 K. SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması 30.11.2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na eklenen geçici 24. madde gereğince avukat olan sanığın yasada öngörülen süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 08.12.2017 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2014/41 Esas, 2017/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d-i, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.10.2017 tarihli ve 2017/1632 Esas, 2017/1879 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve incelemeyle delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, sanığın yüklenen suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinde serbest avukat olan sanığın, katılanın davalı olarak yer aldığı ve katılan aleyhine açılan boşanma davasını, davalı vekili sıfatıyla takip ettiği sırada bürosuna çağırdığı katılana "... bak, bana bir kağıt geldi, senin imzan kullanılarak büyük miktarda dolandırıcılık yapılmış, bu dolandırıcılar tarafından senin imzan taklit edilmiş, her an cezaevine girmen söz konusu olabilir" şeklinde sözler söyleyip bir süre sonra tekrar görüştüğü katılana üzerinde "tutuklama kararı", "... Cezaevi" ibareleri bulunan ve gizli olduğunu belirttiği belgeleri gösterip katılan hakkında açılan ceza davası dosyalarına teminat olarak yatıracağından bahisle katılandan farklı tarihlerde toplam 350.000 TL almak suretiyle haksız menfaat elde ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 158/1. maddesinin (d) ve (i) bentlerinde düzenlenen nitelikli hallerin gerçekleştiği kabul edilip mahkûmiyet kararı verildiği hâlde 5237 sayılı TCK'nin cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve farklı zaman diliminde katılana karşı aynı suç kastıyla birden çok kez menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken, bu durumun göz ardı edilerek eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.10.2017 tarihli ve 2017/1632 Esas, 2017/1879 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nin 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.