KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/6270 E., 2024/9646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/30 E. 2022/422 K.
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki eksik inceleme nedeniyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" olarak gösterilen suç adının "Güveni kötüye kullanma" ve "22/02/2012" olarak gösterilen suç tarihinin de "31/05/2013" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Dairemizin 30.11.2021 tarihli ve 2021/27123 Esas, 2021/11183 Karar sayılı bozma ilamına konu Mahkemenin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/838 Esas, 2020/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasının aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere "bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek,
1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 5 ay hapis ve 4 gün karşılığı olmak üzere 80,00 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine, erteleme nedeniyle belirlenen denetim süresinin de '1 yıl ' olarak infaz edilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/6270, K. 2024/9646, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama