Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/7418 E. , 2024/501 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2021/113 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/7418 E. , 2024/501 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2021/113 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/120 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan; a. Şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Şikayetçiler ..., ...'a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Şikayetçi ...'a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/120 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/12751 Esas, 2020/2056 Karar sayılı kararı ile, ... sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan; a. Şikayetçi ..., katılan ..., katılan ..., şikayetçi ..., katılan ..., katılan ..., şikayetçi ..., şikayetçi ..., katılan ..., katılan ..., katılan ... ...'a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Şikayetçi ... ve katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın telefonla ya da yüz yüze görüşmesi olmayan bir kısım şikayetçi ya da katılanlara yönelik hileli eylemlerinden bahsedilemeyeceğine, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve kararın sanık lehine bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile katılan ... aracılığıyla hesaplarına para yatıran şikayetçi/katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'dan işe yerleştirme ve/veya kredi temini vaadi ile menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın aşamalardaki savunmaları kısmi ikrara yönelik olup bu işleri yapanların katılan ... ve hakkında şikayetçi olan ... olduğuna, müştekilerin çoğunu tanımadığına, bir kısmı ile de sadece telefonla görüştüğüne, oğlu ve gayriresmi olarak birlikte yaşadığı Tülay Uzunçakmak hesabına yatırılan paraların danışmanlık yapması nedeniyle yatırılan paralar olduğuna, bu paraları kullandığına ancak bu kişilere hesap numarasını kendisinin vermediğine, telefonla görüşmeleri olan ...'a oğlunun ve Tülay'ın hesap numaralarını verdiğine, kendisinin kullanılarak menfaat temin edildiğine yöneliktir. 3. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. 4. Yapılan yargılama neticesinde ... mağdurlardan bir kısmının sanıkla bizzat yüz yüze görüştüğü, bir kısmının telefonda görüştüğü, çok az bir kısmının hiç görüşmesi olmadığı ancak bu kişilerin sanığın vaatlerini diğer mağdurlardan duyup istenen parayı sanık tarafından genel olarak verilen hesaplara yatırdıkları ya da diğer mağdurlar vasıtasıyla sanığa ulaştırdıkları, sanığın yatırılan paraları çekip mal edindiği, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kişiyi kandırabilecek nitelikteki hileli hareketler ile hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmekte olup sanığın hileli hareketler sonucu mal varlığında azalma olan kişiyle yüz yüze gelmesi, hilenin doğrudan doğruya zarar görene yöneltilmesi zorunluluğu bulunmadığı, sanıkla doğrudan doğruya karşılaşmamış mağdurların da akraba ya da arkadaşları olan mağdurlarca sanığa bildirildiklerinde yani onların da işe alınıp alınmayacağı, onlara da kredi çekilip çekilmeyeceği sanığa sorulduğunda olumlu cevap vermesi üzerine adı geçenlerin sanığa para gönderdikleri ve hileli hareketlere muhatap olarak suçtan doğrudan zarar gördükleri, dolayısıyla sanığın bu mağdurlara karşı da sorumlu olduğu anlaşılmış, ona göre cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Ayrıca bazı mağdurlardan farklı tarihlerde farklı miktarlarda para alınmış ise de, fail ile dolandırıcılık suçunun mağduru arasında devam eden ilişkide birden fazla haksız yarar sağlanmasının dolandırıcılık suçunun birden fazla işlendiği anlamına gelmeyeceği, sanığın aynı hileli davranışlarla ya da önceki davranışların devamı niteliğinde olan ancak tek başına dolandırıcılık suçunun oluşumuna yetmeyen fiillerle mağdurdan birden fazla haksız yarar elde etmesi durumunda tek bir dolandırıcılık suçundan cezalandırılacağı, davamızda da aynı durumun söz konusu olduğu, örneğin mağdur ...'den farklı tarihlerde değişik miktarlarda para almışsa da yukarıdaki açıklama doğrultusunda eylemin tek suç olduğu değerlendirilmiş ve zincirleme suç hükmü uygulanmamış olup sanığın her bir müştekiye karşı eyleminden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına ... ilişkin inceleme konusu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. 5. Sanık hakkında kurulan hükümlerde takdiri indirim uygulanmış, gerekçeleri açıklanarak ve şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümleri uygulanmamıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, katılanların, sanığa ait hesaplara kendileri ve yakınları için ve müteaddit defalar para yatırdıklarının anlaşılması karşısında; sanık hakkında katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemleri nedeniyle belirlenen cezalardan, 5237 sayılı Kanun'nun 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçlarının, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık Hakkında Şikayetçi ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçeli karar başlığında 2013 olarak gösterilen suç tarihinin, menfaatin 2009 yılı içinde temin edildiği anlaşılmakla, en aleyhe kabulle 31.12.2009 olduğu belirlenerek ve sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince duran süreler gözetilerek yapılan incelemede: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. C. Sanık Hakkında Şikayetçi/Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın, şikayetçi/katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik olarak sergilediği hileli bir davranışının bulunmadığı, adı geçen şikayetçi/katılanlar ile menfaat teminine ilişkin herhangi bir görüşmesinin olmadığı, katılan ...'ın, sanığın kendilerini işe yerleştirebileceğine yönelik beyanları üzerine şikayetçi/katılanlar tarafından katılan ...'a verilen paraların sanık tarafından kullanılan hesaplara yatırıldığı anlaşılmakla; sanığın, katılan ...'ın temin ettiği şikayetçi/katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'dan menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin, aynı suçun birden fazla kişiye karşın tek bir fiil ile işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle bir kez ceza verilip, 5237 sayılı Kanun'un ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezanın arttırılması gerekirken yazılı şekilde şikayetçi/katılan sayısınca ayrı ayrı hüküm kurulması nedeniyle şikayetçi/katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik eylemleri nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Şikayetçi ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık Hakkında Şikayetçi/Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.