Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/1021 E. , 2025/5850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/21 E., 2021/1360 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz isteminin reddi, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Katılan vekilinin, tefhim olunan hükme karşı kanuni sü
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/1021 E. , 2025/5850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/21 E., 2021/1360 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz isteminin reddi, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Katılan vekilinin, tefhim olunan hükme karşı kanuni süre içinde ibraz ettiği, hükmü temyiz amacıyla gerekçeli kararın tebliği talebine ilişkin dilekçesine istinaden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2022 tarihli ve 11-2022/7801 sayılı eksikliğin giderilmesi yazıları üzerine katılan vekiline, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 295/1 maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz isteminin reddine karar verileceği meşruhatını içerir usulüne uygun tebligatın 14.12.2022 tarihinde yapıldığı, katılan vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin, 04.04.2023 tarihli dilekçesi ile incelemenin duruşmalı yapılması talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının süresi ile temyiz süresinden sonra duruşma talebinde bulunduğu hususları dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 299/1 maddesi uyarınca duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/384 Esas, 2018/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1 ve 53/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2019/21 Esas, 2021/1360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 157/1 ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın hile teşkil edebilecek bir eyleminin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğuna, hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, sanığın benzer suçlardan adli sicil kaydının bulunması nedeniyle cezanın teşdiden belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmün bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca yapılan inceleme neticesinde; ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan vekilinin yüzüne tefhim olunan karara karşı, 5271 Kanun’un 291/1 maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 08.11.2021 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak usulüne uygun meşruhatlı tebligata rağmen aynı Kanun’un 295/1 maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Güncel adli sicil kaydına göre Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2013/458 Esas, 2014/367 Karar sayılı ilâmı ile mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında, bahse konu ilâma konu 5237 sayılı Kanun'un 157/1 maddesi kapsamında yer alan dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 maddeleri gereği uzlaştırma işlemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 58/6 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.03.2014 tarihli ve 2013/12-74 Esas, 2014/140 Karar sayılı ilâmı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı hâlinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı ancak inceleme konusu kararda, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasına rağmen sanık savunması alınmaksızın İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılmasına karar verilmek ve İlk Derece Mahkemesince alınan savunması ile yetinilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesine ve 282. maddesinin (f) bendine aykırı şekilde doğrudan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Sanık hakkında dosyaya ibraz edilen, ... ve Araştırma Hastanesinin 23.09.2019 tarihli sağlık kurulu raporuna göre "bipolar duygulanım bozukluğu ve atipik psikoz tanısı" bulunan sanık hakkında Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/139 Esas, 2019/942 Karar sayılı kararı ile sanığın vesayet altına alındığı anlaşılmakla, sanığın düçar olduğu akıl hastalığı nedeniyle, üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan tarihte, yargılama konusu suç nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunda, 5271 sayılı Kanun'un 74. maddesi gereğince usuli işlemler yerine getirilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden ya da tıp fakültelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile sanığın hukuki durumunun tespit ettirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, suç tarihleri inceleme konusu suç tarihinden farklı olan başkaca dava dosyalarından bu hususta temin olunan raporların dosyaya celbi ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği de gözetilerek hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Suç tarihinin, araç satış sözleşmesinin yapıldığı 15.09.2015 olduğu gözetilmeyerek gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2016 şeklinde gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine aykırı davranılması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (1) numaralı başlıkta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (2) numaralı başlıkta açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.