Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/1072 E. , 2024/3022 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7007 Değişik iş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KAN
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/1072 E. , 2024/3022 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7007 Değişik iş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/7007 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.11.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/9116 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/16325 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/16325 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2018 tarihli ve 2017/44739 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/3601 değişik iş sayılı kararını müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmaya ilişkin ortaya çıkan yeni deliller nazara alınarak şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe elde edildiğinden bahisle söz konusu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik talebi hakkında Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/11/2021 tarihli ve 2021/5696 değişik iş sayılı karar verilmesine yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Kayseri 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/11/2021 tarihli ve 2021/7007 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, somut olayda, müştekinin, şüphelinin sahte senet düzenleyerek hakkında icra takibi başlattığını, şüpheli ile herhangi bir tanışıklığı ve ticaretinin olmadığını, senedin üzerindeki yazıların ve imzaların kendisine ait olamdığını ifade ederek şikayetçi olması üzerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca "...Grafoloji uzmanına yaptırılan imza incelemesinde suça konu senet aslında bulunan imzaların şikayetçinin eli ürünü olduğu yönünde bilirkişi raporu verilmiş olduğu, dolayısıyla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Dosya arasında müşteki tarafından şikayete ek olarak sunulan "Oto Satış Sözleşmesi" başlıklı belge karbon aslına göre, anılan sözleşme bedelinin 16.500,00 Türk lirası olduğu, bu miktarın bir kısmının peşin verildiği, kalanının ise sonra verileceğinin belirtildiği, sözleşme altındaki senedin ise kesilerek 35.000,00 Euro bedelli yeni bir senet düzenlenerek müşteki hakkında Kayseri İcra Müdürlüğünün 2017/11793 esasına kayden icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak düzenlenip miktar bakımından gerçeği yansıtmayan senedin icra takibine konulması suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının unsurları itibarıyla oluştuğu, şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 4. Adalet Bakanlığının, 30.01.2023 tarihli ve 2022/9116 sayılı yazısında "...Kayseri 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/11/2021 tarihli ve 2021/7007 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi..." denilmesine karşın, son paragrafta yer alan "... Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/3601 değişik iş sayılı kararının bozulmasının istenilmesi..." ibaresinin sehven yazıldığı değerlendirilerek talebe konu dosya incelendiğinde; şikâyetçi ... vekilince Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 09.10.2017 havale tarihli dilekçede, şüpheli... tarafından 35.000 Euro bedelli bononun şikâyetçi aleyhine icra takibine konu edildiğinin, bono altında bulunan imzanın şikâyetçiye ait olmadığının iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, 31.01.2018 tarihinde alınan bilirkişi raporuna göre borçlu imzalarının ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varılması nedeniyle, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2018 tarihli ve 2017/44739 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve ... hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sırasında...'in alınan beyanında, ...'ın eşi ile kayınpederi ... arasında ticari bir ilişkinin olduğunu, bu nedenle ... tarafından imzalanan bononun kayınpederine verildiğini, kayınpederinin o dönemde iflas etmesinden dolayı bonoyu kendisine verdiğini ve kendisinin de icraya koyduğunu söylemesini müteakip, ... vekilinin değişik tarihlerde yazmış olduğu dilekçelerinde;...'in beyanı sonrası araştırma yaptıklarını, ...'ın eşi ile...'in kayınpederi ... arasındaki ticari ilişkiye konu bononun 2010 yılında icra takibine konulduğunu ve dosyadaki bonoyla ilgisinin bulunmadığını, bununla birlikte; 23.10.2008 tarihinde...isimli kişiden 16.500 TL karşılığında araç alındığını ancak sonradan aracın geri verildiğini,...ve ...'ün...isimli işyerini beraber işlettiklerini, sözleşme incelendiğinde, alt kısmının bono şeklinde tanzim edilmiş olduğunu ve bu kısmın koparılarak 35.000 Euro olarak doldurulup ...'ün damadı olan... tarafından ...'a karşı icra takibinde kullanıldığını ileri sürerek, sonradan ortaya çıkan bu durumunun yeni delil niteliğinde olduğunu belirttiği ve sözleşmenin alt nüshasını ibraz ettiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2021 tarihli yazısı ile "...... vekili Av.... tarafından gönderilen dilekçe ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dilekçede belirtilen hususların yeni delil olup olmadığının takdiri ile verilecek kararın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin..." talep olunduğu, Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/5696 Değişik İş sayılı kararı ile "...soruşturma dosyasının içerisinde ve müşteki vekilinin dilekçesinde yeni bir delil olarak değerlendirilebilecek hususların bulunmadığının..." belirtildiği ve bu karara karşı yapılan itirazın da Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/7007 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sahtecilik ve aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçları bakımından, talepte gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olduğu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılıp dosyanın yeniden ele alınması gerektiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/7007 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.