KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/1390 E., 2024/2612 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Sayısı
- 2021/6769 Değişik iş
- Şikâyetçi
- ...
- Şüpheliler
- ..., ..., ...
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Karar
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
1.197 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2021 tarihli ve 2020/6710 Soruşturma, 2021/14761 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/6769 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/21050 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32663 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32663 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müşteki vekilinin şikayetinde özetle, müştekinin yetkilisi olduğu "...Tekstil-..." adına atılan sahte imza ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ... Sigorta Müdürlüğüne verilen 27/07/2018 havale tarihli dilekçede, söz konusu işyerinde daha önce çalışmış olan ve ...
2. İş Mahkemesine çalışmış olduğu dönemlerin tespitine yönelik dava açmış bulunan...n, çalışmış olduğu dönemlere ilişkin olarak SGK prim ve idari para cezalarının 7143 sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırma hükümlerinden faydalanılması için başvuruda bulunulduğu,
söz konusu dilekçedeki imzanın müştekiye ait olmadığı halde anılan dilekçe yüzünden müştekinin banka hesabına haciz işlemi uygulandığı ve müştekinin maddi zarara uğradığından bahisle yapılan şikayet üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de.
Şüpheliler İdris ve Yüksel'in alınan ifadelerinde özetle, müştekinin 2002 yılında vefat eden abileri Mehmet Ayaz'ın eşi, yani yengeleri olduğunu, ortak giderlerini birlikte karşıladıklarını ama ticareti ayrı ayrı yaptıklarını, abilerinin vefatından sonra abilerinden kalan bahse konu iş yerini müşteki adına işlettiklerini, Firdes Vural isimli çalışanın da müştekiye ait işyeri kapanana kadar orada çalıştığını, 2008 yılından itibaren de ...'ın yanında çalışmaya başladığını, işten ayrıldıktan sonra SGK primleri ile ilgili dava açması üzerine avukatlarına danışarak,
daha büyük cezalar ödememek için muhasebecileri olan şüpheli ... aracılığıyla müştekinin faydasına olan af kapsamında bulunan yapılandırma başvurusunu yaptıklarını ikrar etmeleri karşısında, şüpheliler hakkında özel belgede sahtecilik suçundan delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un "Kamu davasını açma görevi" başlıklı 170 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
"(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmünü haizdir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
5. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
6. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek bilgi ve rızası dışında şikâyetçi ... adına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ...
Sigorta Müdürlüğüne 27.07.2018 tarihli dilekçe ve...Sosyal Güvenlik Merkezine 31.07.2018 tarihli dilekçe ile müracaat ederek, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırma hükümlerinden faydalanmak amacıyla başvuruda bulunduklarının, bu talep üzerine taahhuk ettirilen borç nedeniyle şikâyetçinin banka hesaplarına haciz konulduğunun iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında;
her ne kadar 02.02.2021 ve 28.10.2021 tarihli bilirkişi raporlarına göre, suça konu belgelerde şikâyetçi adına atılan imzaların şüphelilerin eli ürünü olmadığında bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 27.07.2018 tarihli dilekçe üzerinde yer alan yazıların şüpheli ...'ın eli ürünü olduğunun bildirilmesi ile şüpheliler ... ve ...'ın beyanlarında dilekçelerin bilgileri dahilinde şüpheli ... tarafından hazırlanması sonrası ... tarafından imzalandığının belirtilmesi karşısında, soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin kamu davası açılması hususunda yeterli şüphe oluşturduğu belirlenmekle,
bu aşamadan sonra delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmış olup; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/6769 Değişik İş sayılı kararının, şüpheliler ..., ... ve ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/1390, K. 2024/2612, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama